Dünya gül yağı üretiminin lideri olan Isparta'da, kozmetik devlerinin gözdesi olan gül çiçeği hasadı heyecanla başladı. Geçtiğimiz yıl yaşanan olumsuz hava koşullarının ardından bu sezon yüzleri güldüren rekolte beklentisi, üreticiye çifte bayram yaşatıyor.
Türkiye’nin "gül bahçesi" olarak anılan Isparta’da, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte pembe tarlalarda hareketlilik başladı. Keçiborlu ilçesine bağlı Ardıçlı köyü başta olmak üzere, kentin dört bir yanındaki bahçelerde işçiler, dünya parfüm ve kozmetik sanayisinin en değerli ham maddesini toplamak için zamana karşı yarışıyor. Güneş tepeye çıkıp yağ oranını düşürmeden önce toplanan tonlarca gül, vakit kaybedilmeden işlenmek üzere fabrikaların ve geleneksel damıtma kazanlarının yolunu tutuyor.
Baston İçinde Gelen 138 Yıllık Miras
Bugün binlerce ailenin geçim kaynağı olan ve Isparta’yı küresel bir marka haline getiren bu devasa ekosistemin arkasında büyüleyici bir tarihi başarı hikayesi yatıyor. Her şey, Müftüzade Gülcü İsmail Efendi'nin 1888 yılında Bulgaristan'ın Kızanlık kentinden stratejik bir hamleyle, bastonunun içinde gizlice getirdiği gül kökünü Isparta topraklarıyla buluşturmasıyla başladı. O gün ekilen ilk tohum, bugün dünya gül yağı pazarının yüzde 65’ine hükmeden dev bir sektöre dönüştü.
"Bu Yıl Tomurcuk Çok, 20 Ton Rekolte Bekliyoruz"
Geçtiğimiz yıl yaşanan don olayları nedeniyle üretimde kayıp yaşayan çiftçiler, bu sezon iklim şartlarının iyi gitmesinden oldukça memnun. Bölgede 12 yıldır geniş bir alanda üretim yapan gül üreticisi Ali Yolcu, serin ve yağışlı havanın güldeki verimliliği artırdığını belirtti. Yolcu, süreci şu sözlerle özetledi:
"Geçen yıl don vurması sebebiyle rekoltemiz 10,5 tona kadar gerilemişti. Ancak bu yıl doğa yüzümüze güldü; hava şartları tam istediğimiz gibi seyretti. Tomurcuk sayımız oldukça fazla ve bu sezon yaklaşık 20 ton ürün almayı hedefliyoruz. Topladığımız güllerin bir kısmını kendi geleneksel kazanlarımızda kaynatırken, büyük kısmını ise kozmetik sanayisinde ham madde olarak kullanılmak üzere fabrikalara gönderiyoruz."
Güneşle Yarış: Gece Yarılarına Uzanan Mesai
Gül hasadında en kritik faktör ise zamanlama. Güllerin içeriğindeki değerli yağ asitlerinin buharlaşmaması için toplama işlemlerinin şafak sökmeden başlaması gerekiyor. Yüksek rakımlı bölgelerde ise mesai, hava sıcaklığının düştüğü gece saatlerine kadar esneyebiliyor. Çuvallara doldurularak hummalı bir çalışmayla taşınan güller, fabrikalarda işlenerek başta Fransa olmak üzere dünya genelindeki dev kozmetik ve parfüm markalarına ihraç edilmek üzere yola çıkıyor.