Küresel enerji ticaretinin en kritik koridorlarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda sular durulmuyor. İran, bölgedeki deniz trafiğini kontrol etmek ve geçişleri kendi kurallarına göre düzenlemek amacıyla yakın zamanda hayata geçirdiği "Fars Körfezi Su Yolu İdaresi" aracılığıyla yeni denetim sınırlarını kamuoyuna duyurdu. Tahran yönetiminin sosyal medya üzerinden paylaştığı bu hamle, bölgedeki jeopolitik rekabeti yeni bir boyuta taşımaya aday görünüyor.
Denetim Sahasının Koordinatları Belirlendi
Yeni kurulan Fars Körfezi Su Yolu İdaresi tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, İran’ın boğaz üzerinde kurduğu yeni denetim mekanizmasının sınırları netleşti. Belirlenen yeni deniz sınırı hattı şu koordinatları kapsıyor:
Doğu Sınırı: İran’ın stratejik öneme sahip Mübarek Dağı bölgesi ile Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Güney Fuceyra liman kenti arasında kalan hat.
Batı Sınırı: İran’a bağlı Keşm Adası ile yine BAE toprağı olan Ummu'l-Kayveyn arasındaki bölge.
Bu yeni sınır ilanı, İran'ın boğazın giriş ve çıkış noktalarındaki denetim yetkisini fiilen genişletme ve sabitleme girişimi olarak yorumlanıyor.
Askeri Haritayla Birebir Uyuşuyor
İlan edilen yeni koridor, Tahran’ın bölgedeki askeri planlamalarıyla da tam bir paralellik gösteriyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, geçtiğimiz 4 Mayıs tarihinde Hürmüz Boğazı'ndaki operasyonel alanlarını gösteren bir harita yayımlamıştı. Yeni kurulan sivil görünümlü idarenin açıkladığı sınırların, Devrim Muhafızları’nın daha önce ilan ettiği askeri haritayla birebir uyuşması, bölgedeki sivil ve askeri otoritenin tek bir strateji doğrultusunda hareket ettiğini gözler önüne seriyor.
Körfez'de Güç Savaşları: ABD ve İran Karşı Karşıya
Hürmüz Boğazı, son dönemde özellikle ABD ve İran donanmaları arasında ciddi sürtüşmelere sahne oluyor. Bölgede güvenlik gerekçesiyle devriye gezen ABD donanmasının, Hürmüz Boğazı ve çevresinde toplam 88 geminin rotasını değiştirdiği ve tehdit olarak algıladığı 4 gemiyi etkisiz hale getirdiği biliniyor. İran'ın bu yeni denetim sahası ilanı, ABD'nin bölgedeki askeri varlığına ve müdahalelerine doğrudan bir misilleme ve "burası benden sorulur" mesajı olarak değerlendiriliyor. Dünyanın petrol sevkiyatında hayati bir düğüm noktası olan boğazdaki bu yeni dönem, küresel piyasalar ve bölgesel güvenlik açısından yakından takip ediliyor.