Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Orta Doğu'da yaşanan siyasi ve askeri gelişmelerin enerji piyasaları üzerindeki etkilerini içeren haftalık akaryakıt verilerini kamuoyuyla paylaştı. Yayımlanan verilere göre, ABD-İsrail ile İran arasında patlak veren savaş ve beraberinde getirdiği petrol arzı kesintisi, AB üye ülkelerindeki pompa fiyatlarında yüksek oranlı artışlara neden oldu. Özellikle 28 Şubat tarihinde başlayan çatışmaların ardından petrol ticareti için kritik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı'nda sevkiyatın durma noktasına gelmesi, küresel piyasalarda ham petrol fiyatlarını yukarı çekti. Bu durum, Avrupa genelinde tüketiciye sunulan akaryakıtın litre maliyetlerine doğrudan yansıdı.
Avrupa Birliği Genelinde Fiyat Hareketliliği
AB Komisyonu tarafından paylaşılan istatistikler, kriz öncesi ve sonrası fiyatlar arasındaki farkı net bir şekilde ortaya koydu. Orta Doğu’daki gelişmelerin başlamasından önceki hafta, AB genelinde benzinin litre fiyatı ortalama 1,64 avro seviyesinde seyrediyordu. Aynı dönemde dizelin litre fiyatı ise 1,59 avro olarak kaydedilmişti.
Savaşın başlaması ve Hürmüz Boğazı'ndaki ticaretin aksamasıyla birlikte fiyatlar hızla yükselişe geçti. 30 Mart tarihi itibarıyla yapılan son güncellemeye göre, AB genelinde benzinin litre fiyatı ortalama 1,87 avroya ulaştı. Bu rakam, çatışma öncesine oranla yüzde 14’lük bir artışa tekabül ediyor. Dizel tarafındaki yükseliş ise çok daha keskin bir seyir izledi. Dizelin ortalama litre fiyatı 2,07 avroya çıkarak son bir aylık süreçte yüzde 30,2 oranında artış gösterdi.
Almanya ve Fransa’da Akaryakıt Fiyatlarındaki Keskin Yükseliş
Akaryakıt fiyatlarındaki artış grafiği, Avrupa'nın önde gelen ekonomilerinde daha yüksek seviyelerde gerçekleşti. Almanya’da savaş öncesi dönemde benzinin litresi ortalama 1,82 avro, dizelin litresi ise 1,73 avro civarındaydı. 30 Mart verilerine göre Almanya’da benzinin litre fiyatı yüzde 17 artışla 2,13 avroya yükseldi. Ülkedeki dizel fiyatları ise yüzde 32,4 gibi rekor bir artışla 2,29 avro seviyesine çıktı.
Benzer bir durum Fransa piyasasında da gözlemlendi. Fransa’da 23 Şubat haftası verilerine göre benzinin litre fiyatı 1,71 avro, dizelin litre fiyatı ise 1,65 avro düzeyindeydi. Mart ayının son haftası itibarıyla bu fiyatlar benzinde 2,01 avroya, dizelde ise 2,19 avroya ulaştı. Böylece Fransa’da akaryakıt fiyatları savaş öncesi döneme göre benzinde yüzde 17,5, dizelde ise yüzde 32,7 oranında yükselmiş oldu.
İtalya ve İspanya’da Pompa Fiyatlarına Yansıyan Değişim
Güney Avrupa ülkelerinde de akaryakıt maliyetleri yukarı yönlü ivme kazandı. İtalya’da kriz öncesi 1,65 avro olan benzinin litre fiyatı, yüzde 4,8’lik bir artışla 1,73 avroya çıktı. Aynı dönemde İtalya’da 1,70 avro olan dizelin litre fiyatı ise yüzde 19,4’lük bir yükselişle 2,03 avro seviyesine ulaştı.
İspanya’daki fiyat değişimleri de AB Komisyonu raporunda yer buldu. İspanya’da benzinin litresi 1,47 avrodan yüzde 6,1 artarak 1,56 avroya yükseldi. Dizel fiyatlarında ise daha belirgin bir değişim yaşandı. Savaş öncesinde 1,42 avro olan dizelin litresi, yüzde 25,3 oranında artış kaydederek 1,78 avroya ulaştı.
Hürmüz Boğazı’ndaki Ticaretin Durması ve Petrol Arzı Sorunu
Fiyatlardaki bu küresel dalgalanmanın temel nedeni olarak 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail ve İran arasındaki savaş gösteriliyor. Savaşın ardından petrol ticareti için dünyanın en stratejik noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda ticaretin durma noktasına gelmesi, Avrupa’nın petrol arz güvenliğini doğrudan etkiledi. Arzda yaşanan bu kesintiler, ham petrol maliyetlerini artırırken AB ülkelerindeki rafinaj ve dağıtım süreçlerine ek maliyetler getirdi. AB Komisyonu’nun haftalık verileri, krizin başlangıcından bu yana geçen bir aylık sürede dizel yakıtın, benzine oranla daha fazla değer kazandığını tescillemiş oldu.