Ankara, Küresel Savunma Liginde Vites Büyütüyor
Ankara’da gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, savunma sanayisinin geleceğine yön veren kritik bir foruma ev sahipliği yaptı. ATO Congresium'da düzenlenen Savunma Sanayii Forumu'nda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin savunma alanındaki küresel konumunu ve vizyonunu net mesajlarla ortaya koydu. Ankara'nın stratejik gücünün altını çizen Yılmaz, Avrupa güvenlik mimarisinin Türkiye olmadan tam anlamıyla tamamlanamayacağını vurguladı.
Hedef Küresel Ligde İlk 10: "İhracatta Tarihi Eşik Aşıldı"
Türk savunma ve havacılık sektörünün son dönemde yakaladığı ivmeye dikkat çeken Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin dünya genelinde en çok savunma ihracatı yapan 11. ülke konumuna yükseldiğini müjdeledi. Sektörün gözünü en üst sıraya diktiğini belirten Yılmaz, "Çok yakın bir gelecekte dünyada ilk 10 üretici ve ihracatçı ülke arasına girmeyi hedefliyoruz. Son 1 yıllık dönemde savunma ve havacılık ihracatımız 11 milyar dolar sınırını aşmış durumda. Bu başarı, Türkiye’nin teknolojik ve üretim gücünün küresel tescilidir" ifadelerini kullandı.
"Ürettiğimiz Gücün Yarısı NATO ve AB’ye Gidiyor"
Türkiye'nin ürettiği yüksek teknolojili askeri ürünlerin dünya pazarındaki alıcı profiline değinen Cumhurbaşkanı Yardımcısı, savunma ihracatının yarıdan fazlasının doğrudan NATO müttefikleri ile Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelere gerçekleştirildiğini açıkladı. Türkiye’nin Batı’nın güvenliği için kritik bir tedarikçi ve ortak olduğunu belirten Yılmaz, bu stratejik katkının siyasi ortaklıklara da yansıması gerektiğinin altını çizdi.
"Müttefikler Arasındaki Anlamsız Kısıtlamalar Masadan Temizlenmeli"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, NATO'nun Avrupa kanadına en büyük katkıyı sunan ülkelerin başında Türkiye'nin geldiğini hatırlatarak, başta AB olmak üzere kıtada hayata geçirilen tüm savunma ve güvenlik mekanizmalarına Türkiye’nin tam katılım sağlaması gerektiğini söyledi. İttifak ruhuna aykırı ambargo ve kısıtlamalara da sert tepki gösteren Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:
"Müttefikler arasında savunma alanında uygulanan ticari kısıtlamaları ve yaptırımları kesin surette ortadan kaldırmalıyız. Karşılıklı güveni zedeleyen bu anlamsız yaptırımları ve engelleri artık masadan tamamen temizlemenin vakti gelmiştir."