Belçika Savunma Bütçesinde AB Rekoruna Koşuyor
Türkiye’nin stratejik ev sahipliğinde gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, küresel güvenliğin geleceğine yön veren kritik açıklamalara sahne oluyor. Zirvenin ikinci gününde, liderlerin bir araya geleceği Kuzey Atlantik Konseyi Toplantısı öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Belçika Başbakanı Bart De Wever, ülkesinin askeri yapılanmasına ve küresel krizlere dair çok çarpıcı mesajlar verdi.
Brüksel Hattında Silahlanma Yarışı
Ankara’daki zirvenin ana omurgasını savunma harcamalarının artırılması, askeri üretim kapasitelerinin güçlendirilmesi ve Ukrayna’ya sağlanan lojistik desteğin kesintisiz sürmesi oluşturuyor. Belçika'nın bu üç temel hedef doğrultusunda agresif bir büyüme stratejisi izlediğini belirten Başbakan De Wever, ülkesinin askeri harcamalarını geçen yıla göre yüzde 60 oranında artırdıklarını duyurdu.
Bu oranla Avrupa Birliği (AB) genelinde bütçesini en çok artıran ülke konumuna geldiklerini vurgulayan De Wever, "Geçmişte çok düşük bir seviyeden başlamış olsak da bugün kaydettiğimiz ilerleme son derece önemli. Ancak dürüst olmak gerekirse savunma sanayimizin üretim kapasitesi henüz arzuladığımız hız ve hacme ulaşmış değil. Bu alandaki yapısal çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" itirafında bulundu.
"Putin’e Geri Dönüşü Olmayan Bir Kırmızı Kart Göstermeliyiz"
Ukrayna ile Rusya arasındaki savaşın seyrine değinen Belçika Başbakanı, Ankara Zirvesi’nde Kiev yönetimine askeri yardımların artırılması konusunda müttefikler arasında son derece yapıcı ve kararlı bir atmosferin hakim olduğunu ifade etti. Batı ittifakının Moskova’ya karşı net bir duruş sergilemesi gerektiğini söyleyen Başbakan, "Ukrayna’ya olan askeri desteğimizi bir üst seviyeye taşımak, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e sahada çok net bir kırmızı kart göstermek anlamına gelecektir. Üstelik bu, geri dönüşü ya da telafisi olmayan bir kırmızı karttır" diyerek uluslararası topluma kararlılık çağrısı yaptı.
İran ve Gazze Uyarıları
Gündemdeki İran ve Orta Doğu gerilimini de mercek altına alan De Wever, her ne kadar bu durum doğrudan bir NATO meselesi olmasa da zirve marjında liderlerin bu krizi masaya yatıracağını aktardı. NATO Antlaşması’nın ortak savunmayı düzenleyen meşhur 5. maddesine de açıklık getiren Başbakan, bu mekanizmanın yalnızca bir müttefikin doğrudan saldırıya uğraması durumunda çalışacağını, üyelerden birinin tek taraflı atacağı askeri adımların ittifakı otomatik olarak savaşa dahil etmeyeceğini hatırlattı.
İran merkezli olası bir tırmanışın küresel pazarlar, özellikle de enerji hatları üzerinde yıkıcı etkiler yaratabileceğine dikkat çeken De Wever, dış enerji kaynaklarına göbekten bağlı olan Avrupa ekonomilerinin bu durumdan ciddi yaralar alabileceği uyarısında bulundu.
Gazze’de yaşanan insani trajediye de değinen Belçika lideri, öncelikli hedefin kalıcı bir ateşkes ve çatışmaların sonlandırılması olduğunu belirterek Fransa ve İngiltere’nin bu doğrultudaki diplomatik hamlelerini desteklediklerini söyledi. Bölgede kurulabilecek olası bir uluslararası barış koalisyonuna Belçika’nın askeri katılım sağlayıp sağlamayacağı yönündeki soruya ise, "Bu tamamen hükümetimizin alacağı siyasi bir karara bağlı. Ancak askeri kabiliyetlerimize bakıldığında, Belçika özellikle deniz güvenliği ve deniz mayınlarıyla mücadele operasyonlarında uluslararası alanda çok güçlü bir uzmanlığa sahip" yanıtını vererek yeşil ışık yaktı.