Küresel enerji piyasalarındaki jeopolitik riskler, Avrupa ve Asya ülkelerinde enerji arz güvenliğine yönelik politikaları gözden geçirmeye zorladı. ABD/İsrail-İran savaşının yarattığı arz ve fiyat şoku, fosil yakıt bağımlılığını azaltmak için yenilenebilir enerji ve depolama yatırımlarının önemini artırdı.
Artan enerji fiyatları ve yenilenebilir enerjiye yönelim
Özellikle Hürmüz Boğazı gibi stratejik bölgelerdeki tedarik kesintileri, enerji ithalatına bağımlı ülkelerin kırılganlıklarını gözler önüne serdi. Doğal gaz ve petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar, ülkeleri yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmeye teşvik ediyor. Son verilere göre, savaş öncesi doğal gaz fiyatları megavatsaat başına 31,96 avrodan, savaştan sonra ise 80,82 avroya çıktı. Aynı dönemde Brent petrolün varil fiyatı 76,3 dolardan 126,41 dolara yükseldi. Bu artış, yenilenebilir enerji yatırım politikalarının güçlenmesine zemin hazırladı.
Avrupa'da enerji dönüşüm gelişiyor
Özellikle Avrupa, Rusya'nın Ukrayna'yı işgali sonrası doğal gaz tedarikinde yaşadığı sorunların etkisiyle yeni bir enerji güvenliği dönemine girmiş bulunuyor. Avrupa Yatırım Bankası'nın raporuna göre, temiz enerji dönüşümü, kıtanın enerji ithalatına bağımlılığını azaltıyor ve ekonomik dayanıklılığı artırıyor. Bu yılın ilk yarısında Avrupa'da devreye alınan 8,8 gigavat yeni rüzgar enerjisi kapasitesi, geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık %33 arttı. Almanya'nın, yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimindeki payının %58'e ulaştığı kaydedildi.
İngiltere'de de rüzgar enerjisi üretimi yıllık bazda %31 artarak %42'lik bir paya ulaştı. Avrupa'da çatı tipi güneş enerjisi sistemlerine yönelim de gözlemleniyor; bu sistemler, enerji krizlerinde daha hızlı çözümler sunarak önemli bir stratejik seçenek haline geliyor.
Asya'daki enerji güvenliği projeleri
Asya'da ise enerji güvenliği için güneş ve rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir kaynakların yanı sıra enerji depolama projeleri öne çıkıyor. Hindistan, 2032 yılına kadar enerji depolama ihtiyacının 411,4 gigavatsaat seviyesine ulaşacağını ve bu alanda yatırımlarını artırmayı planladığını açıkladı. Kore, yenilenebilir enerji kapasitesini 2030 yılına kadar 100 gigavata çıkarmayı hedefliyor. Filipinler ise 2035 yılına kadar 25 gigavat ek yenilenebilir enerji kapasitesi hedefliyor.
Çin'de yenilenebilir enerji yatırımları, yeni enerji sisteminin geliştirilmesiyle bütünleşiyor. Bu bağlamda, Asya ve Avrupa'daki gelişmeler, yenilenebilir enerji yatırımlarının yalnızca emisyon azaltımı değil, aynı zamanda enerji arz güvenliği için de kritik önem taşıdığını gösteriyor.