VakıfBank’tan Sürdürülebilir Kalkınma Hamlesi
Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme ve sanayide dönüşüm hedeflerine katkı sunmayı sürdüren VakıfBank, uluslararası finans piyasalarındaki güçlü konumunu stratejik bir iş birliğiyle taçlandırdı. Kalkınma Odaklı Değer Bankacılığı (KODEB) vizyonunu merkeze alan banka, Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) ile ilk kez bir araya gelerek 300 milyon dolar tutarında büyük bir kaynak sağladı. Hayata geçirilen "Enerji ve Dönüşüm Finansmanı Programı" ile bir yandan 6 Şubat depremlerinin derin izlerini taşıyan 11 ilin imar süreci hızlandırılacak, diğer yandan Türk reel sektörünün küresel iklim standartlarına uyumu finanse edilecek.
Geniş bir etki alanına sahip olan bu bütüncül finansman modeli; KOBİ'lerin enerji verimliliğini artırmayı, yenilenebilir enerji altyapılarını güçlendirmeyi, sanayide karbon salınımını azaltmayı ve temiz ulaşım ağlarını yaygınlaştırmayı hedefliyor.

"Uluslararası Güvenin ve Kararlılığımızın Bir Göstergesi"
Yeni finansman paketinin ayrıntılarını ve stratejik önemini paylaşan VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, finansmanı sadece bir kaynak değil, ülkenin kalkınma hedeflerine hizmet eden güçlü bir kaldıraç olarak gördüklerini vurguladı. Arslan, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
"Asya Altyapı Yatırım Bankası’ndan temin ettiğimiz bu 300 milyon dolarlık kaynak, küresel finans çevrelerinin bankamıza duyduğu sarsılmaz güvenin net bir ilanıdır. Bu kaynakla afet bölgesindeki vatandaşlarımızın yaşam alanlarını yeniden inşa ederken, KOBİ’lerimizin yeşil dönüşüm süreçlerine de can suyu oluyoruz. Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve ülkemizin 2053 Net Sıfır Emisyon vizyonu doğrultusunda, üreticilerimizin küresel arenadaki rekabetçiliğini korumak en büyük önceliğimizdir."
AIIB Finansal Kuruluşlar ve Fonlama Genel Direktörü Gregory Liu ise iş birliğine ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye'nin bu kritik toparlanma döneminde yanında olmaktan gurur duyduklarını belirtti. Liu, VakıfBank ortaklığı sayesinde hem deprem bölgesindeki yeniden yapılanmanın ivme kazanacağını hem de Türk KOBİ'lerinin küresel iklim eylemlerine çok daha etkin katılım sağlayacağını ifade etti.
Deprem Bölgesindeki Sosyal ve İktisadi Altyapıya 10 Milyon Dolara Varan Destek
Programın ilk ve en kritik ayağını, 6 Şubat afetinden etkilenen 11 ilin iktisadi ve sosyal açıdan yeniden ayağa kaldırılması oluşturuyor. Bu doğrultuda bölgede sosyal konut, hastane, okul ve klinik gibi hayati kamu yatırımlarını üstlenen yüklenici firmalara finansal kalkan sağlanacak.
Şirketlerin operasyonel sürekliliğini desteklemek amacıyla maaş, SGK ödemeleri, işçilik ve inşaat malzemesi tedariki gibi giderler için "İşletme Kredisi"; makine ve teçhizat alımları için ise "Yatırım Kredisi" paketleri devreye alınıyor. Uygun ödeme koşullarına sahip bu kredilerde, risk grubu bazında 10 milyon dolara kadar limit imkânı sunulacak.

Sanayide Yeşil Devrim ve Cari Açıkla Mücadele
Finansman programının ikinci sacayağı ise Türk sanayisinin geleceğini şekillendirecek yeşil dönüşüm yatırımlarına ayrıldı. KOBİ'lerin uluslararası pazarlarda karbon vergileriyle karşı karşıya kalmaması adına dört ana başlık altında teşvik edici kredi modelleri sunuluyor:
Enerji Verimliliği ve Yenilenebilir Enerji: İşletmelerin öz tüketimlerine yönelik güneş ve rüzgâr enerjisi yatırımları ile modern batarya depolama sistemleri fonlanacak.
Sanayi Dekarbonizasyonu: Üretim tesislerinde karbon emisyonunu asgari düzeye indirecek teknolojik dönüşümler desteklenecek.
Temiz Ulaşım: Elektrikli araç şarj istasyonu altyapılarından, lojistik firmalarının ticari araç ve filo dönüşümlerine, hatta akıllı filo yönetim sistemlerine kadar geniş bir yelpazede finansman sağlanacak.
Türkiye'nin Orta Vadeli Programı (OVP) ve 12. Kalkınma Planı hedefleriyle tam uyum gösteren bu hamle, yerli üretimde enerji maliyetlerini düşürerek ülkenin enerji ithalatına olan bağımlılığını azaltmayı ve böylece cari açığın kapatılmasına doğrudan katkı sunmayı hedefliyor.