Business Ekonomi Ekonomi Türkiye'nin kredi risk primi tarihi düşük seviyeye ulaştı

Türkiye'nin kredi risk primi tarihi düşük seviyeye ulaştı

Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi, küresel gelişmeler ve iç likidite adımlarıyla 217 baz puana inerek 6,5 ayın en düşük seviyesine geriledi.

Türkiye'nin kredi risk primi tarihi düşük seviyeye ulaştı

Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS), Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin azalabileceği beklentileri ve yurt içindeki likidite yönetim adımlarıyla birlikte 217 baz puana inerek 18 Şubat'tan bu yana en düşük seviyesine geriledi.

Jeopolitik Gelişmeler ve Enerji Fiyatları

Orta Doğu'daki yaşanan jeopolitik gelişmeler, dünya ekonomileri üzerinde önemli etkilere sahip. Bölgedeki kalıcı barış sürecine dair umut verici haberler, gelişmekte olan ülkelerin risk primlerinde genel bir gerilemeye yol açtı. Örneğin, ABD hükümeti, İran ile olan çatışmalarda büyükelçiliklerini yeniden açma niyetinde olduğunu bildirmiştir.

ABD ile İran arasındaki kesilmiş diplomatik temasların yeniden başlaması ihtimali, bölgedeki jeopolitik risk algısını azaltsa da, petrol fiyatlarındaki gerileme, enflasyon endişelerini hafifletmiş ve ABD tahvil faizlerinin de düşmesine neden olmuştur. Bu dönemde Ekim vadeli Brent petrolün varil fiyatı, günlük %3,9 azalma ile 88,6 dolara kadar inmiştir.

Likidite Yönetiminde Yeni Adımlar

Yurt içindeki adımları değerlendiren Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 1 Mart 2026 tarihinde ara verilen bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlama kararı aldı. Bu adım, TCMB'nin Türk lirası likidite yönetimi açısından önemli bir adımdır ve piyasalardaki normalleşme sürecinin bir göstergesidir.

Geçen süreçte, TCMB'nin sıkı fonlama stratejisi hem bankaların likidite taleplerini yönetmekte zorluk çıkarmış hem de piyasa dalgalanmalarını artırmıştır. Şimdi ise bu uygulamanın sona ermesi, bankalara daha fazla likidite sağlama kapasitesine olanak tanımaktadır.

Ekonomistlerin Değerlendirmeleri

Spinn Danışmanlık Kurucu Ortağı ve Ekonomist Özlem Derici Şengül, CDS'deki düşüşün sebeplerinden birinin tahvil faizlerindeki gerileme olduğunu belirtti. Bu süreçte, petrol fiyatlarının düşmesinin ve savaş halinin bir ölçüde durulmasının da etkisi büyük.

Deriç Şengül, CDS ve tahvil faizlerindeki düşüşe rağmen, enflasyon beklentilerinde iyileşme yaşanmadığını, ayrıca risklerin de artabileceğini ifade etti. ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarının Türkiye üzerindeki olası etkileri, ve enflasyon beklentelerindeki bozulma gibi unsurların riski artırabileceğine dikkat çekti.

Yatırım Finansman Strateji ve Yatırım Danışmanlığı Departmanı Müdürü Seda Yalçınkaya Özer ise, global tarafta gelişmekte olan ülke risk primlerinde genel bir daralma yaşandığını ifade etti. Petrol fiyatlarının düşüşünün Türkiye için olumlu etkileri olduğu vurgulandı. TCMB'nin haftalık repo ihalesine dönmesi, sıkılaşmadan çıkışın ilk adımı olarak değerlendirilirken, piyasalarda normalleşme sürecinin devam ettiğinin sinyali olarak algılanmaktadır.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız