Türkiye’nin yenilenebilir enerji yolculuğunda güneş ve rüzgar yatırımları hız kesmeden sürerken, sistemin sürdürülebilirliği ve arz güvenliği için hayati önem taşıyan "depolama" çözümleri yeniden gündemin ilk sırasına yerleşti. Anadolu Ajansı Enerji Terminali’ne değerlendirmelerde bulunan Hidroelektrik Santralları Sanayi İş İnsanları Derneği (HESİAD) Başkanı Elvan Tuğsuz Güven, Türkiye’nin devasa pompaj depolamalı hidroelektrik santral (HES) potansiyeline dikkat çekti. Devlet Su İşleri (DSİ) verilerini paylaşan Güven, ülkemizde 13 bin megavatın üzerinde yatırıma dönüştürülebilir kapasite bulunduğunu kaydetti.
Mevzuat İhtiyacı Yatırımların Önünü Kesiyor
Söz konusu potansiyelin hayata geçmesi için finansman ve hukuki altyapının önemine değinen Güven, Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması (YEKDEM) kapsamında bir fiyat desteği bulunmasına rağmen yönetsel süreçlerdeki eksikliklerin yatırımları yavaşlattığını belirtti. Mevcut alt düzenlemelerin netleşmemesi nedeniyle yatırımcıların sahada zorluk yaşadığını ifade eden HESİAD Başkanı, 2026-2027 periyodunda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın öngördüğü 2 bin megavatlık hedefe ulaşılması için kararlı adımlar atılması gerektiğini vurguladı.
Güneş ve Rüzgarın En Güçlü Sigortası
Dünya genelindeki elektrik depolama kapasitesinin yaklaşık yüzde 99'unun pompaj depolamalı HES'ler tarafından sağlandığını hatırlatan Güven, bu tesislerin kesintili yenilenebilir kaynaklar için adeta bir "bel kemiği" işlevi gördüğünü dile getirdi.
Türkiye'de güneş enerjisi kurulu gücünün 24 bin megavat seviyesine ulaştığına dikkat çeken Güven, sistemin sunduğu ekonomik fırsatı şu sözlerle özetledi:
"Gün ortasında güneş enerjisi üretiminin zirve yapmasıyla elektrik fiyatları düşüyor. Pompaj depolamalı santraller, bu ucuz saatlerde suyu üst rezervuara pompalayarak enerjiyi depolayabilir. Talebin ve fiyatların yükseldiği saatlerde ise bu suyu salarak elektrik üretebiliriz. Bu döngü, esneklik ihtiyacına mükemmel bir yanıt sunuyor."
Dijitalleşme ve Yapay Zeka ile Maksimum Verim
Geleceğin enerji yönetiminde teknolojinin rolüne de değinen Elvan Tuğsuz Güven, mevcut HES'lerin rehabilitasyonu, hibrit santral modelleri ve dijital dönüşümün şart olduğunu belirtti. Suyun enerjideki payının en verimli şekilde kullanılabilmesi için yapay zeka entegrasyonunun kaçınılmaz olduğunu savunan Güven, modernizasyon adımlarının Türkiye'nin 2035 ve 2053 net sıfır emisyon hedeflerine ulaşmasında kilit rol oynayacağını sözlerine ekledi.