Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD), Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Cirolanabilir Kargo Belgeleri (NCD) Sözleşmesi'ne taraf olmasının, ticaret ve lojistik alanında yeni fırsatlar yaratabileceğini duyurdu. Bu öneri, uluslararası ticaretin hukuki güvenliğini güçlendirmek ve dijital ticareti desteklemek amacı taşıyor.
NCD Sözleşmesi'nin önemi
NCD Sözleşmesi, cirolanabilir taşıma belgelerinin farklı taşıma modlarında kullanılabilmesi için ortak bir hukuki çerçeve sunuyor. UTİKAD, Türkiye’nin bu sözleşmeye taraf olmasının, uluslararası ticarette yeni imkanlar ve avantajlar sağlayacağını düşünüyor. Sözleşme kapsamında, mallar üzerindeki hakların cirolanabilir kargo belgeleri ile devredilmesi, malların transit halindeyken el değiştirmesi ve bu belgelerin ticaret finansmanında kullanılabilmesi mümkün hale getiriliyor.
Dijital dönüşüm ve finansmana erişim
Sözleşme, fiziki belgelerin yanı sıra elektronik cirolanabilir kargo belgeleri'nin kullanımını da kapsıyor. Bu durum, Türkiye’nin dijital ticareti geliştirme, gümrük süreçlerini dijitalleştirme ve lojistik sektörünün dijital dönüşümünü destekleme hedefleriyle örtüşüyor. NCD Sözleşmesi, tedarik zincirlerinin dayanıklılığını artırması ve finansmana erişimi kolaylaştırması açısından önemli fırsatlar sunması bekleniyor.
UTİKAD Başkanı Bilgehan Engin, Türkiye'nin stratejik konumu ve uluslararası ulaştırma koridorlarındaki rolünün, NCD Sözleşmesi'nin sağlayabileceği avantajları daha da önemli hale getirdiğini vurguladı. Engin, "Hukuki güvenliğin güçlendirilmesi ve dijital ticaretin desteklenmesi açısından değerli bir çerçeve sunduğunu düşünüyoruz. Türkiye’nin sürece katılımını önemsiyoruz," ifadesini kullandı.
Dernek, NCD Sözleşmesi’nin imza tarihinin 26 Ekim 2026 olduğunu belirterek Türkiye’nin sürece erken katılımının, uluslararası uygulamanın şekillenmesine katkı sağlayabileceğini ve Türk dış ticaret ile lojistik sektörünün yeni düzenlemeden erken dönem yararlanmasını destekleyeceğini ifade etti.