Küresel piyasalarda geçen hafta, Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerin etkisiyle dalgalı bir seyir izlendi. Bölgede süren gerilimler ve taraflardan gelen çelişkili açıklamalar, piyasalarda risk algısının yüksek kalmasına neden oldu.
ABD ve İran cephesinden savaşın seyrine ilişkin farklı mesajlar gelirken, bu durum piyasalarda belirsizliğin devam etmesine yol açtı. Petrol fiyatlarındaki yükseliş eğilimi de küresel ölçekte enflasyon endişelerini canlı tuttu.
Merkez Bankası Beklentilerinde Değişim
Piyasalarda son bir ayda merkez bankalarının faiz politikalarına yönelik beklentilerde belirgin bir değişim gözlendi. ABD Merkez Bankası (Fed) başta olmak üzere önemli merkez bankalarına ilişkin daha önceki “güvercin” beklentilerin yerini “şahin” öngörüler aldı.
Fed yetkililerinden gelen açıklamalar yakından takip edilirken, Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee, faiz oranlarının düşebilmesi için enflasyonun yüzde 2 hedefine yaklaştığına dair verilerin görülmesi gerektiğini belirtti.
Fed Başkan Yardımcısı Michael Barr ise Orta Doğu’daki gelişmelerin yarattığı riskler nedeniyle faizlerin bir süre daha sabit tutulabileceğini ifade etti. Fed Yönetim Kurulu Üyesi Stephen Miran da kısa vadeli gelişmelere göre politika belirlenmemesi gerektiğini vurguladı.
ABD Verileri ve Tahvil Faizlerinde Yükseliş
ABD’de açıklanan makroekonomik veriler karışık sinyaller verdi. İmalat sanayi PMI mart ayında 52,4’e yükselirken, hizmet sektörü ve bileşik PMI verileri son 11 ayın en düşük seviyelerine geriledi. Bu durum ekonomik faaliyetlerde yavaşlama sinyali olarak değerlendirildi.
İthalat ve ihracat fiyat endekslerinde ise son yılların en yüksek artışları kaydedildi. Buna karşın cari işlemler açığı 2021’den bu yana en düşük seviyeye geriledi.
Tahvil piyasalarında ise satış baskısı dikkat çekti. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,45 seviyesine çıkarak son 8 ayın en yüksek seviyesini gördü.
Emtia ve Döviz Piyasalarında Görünüm
Petrol fiyatları haftayı sınırlı düşüşle tamamlasa da yüksek seviyelerde kalmaya devam etti. Brent petrolün varil fiyatı 106,4 dolara geriledi.
Altının ons fiyatı yatay bir seyir izlerken, dolar endeksi yüzde 0,5 artışla 100,2 seviyesine yükseldi. Enerji fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerindeki etkileri ve merkez bankalarının politikalarına ilişkin beklentiler, emtia fiyatlarında etkili oldu.
ABD ve Avrupa Borsalarında Farklı Seyir
New York borsasında geçen hafta negatif bir tablo öne çıktı. S&P 500 yüzde 2,12, Nasdaq yüzde 3,23 ve Dow Jones yüzde 0,90 değer kaybetti.
Avrupa borsalarında ise Almanya hariç pozitif bir seyir izlendi. Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde, enerji fiyatlarındaki artışın enflasyon hedefleri açısından risk oluşturduğunu belirtti.
Avrupa’da tahvil faizleri de yükseliş gösterdi. Almanya’nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3’ün üzerine çıkarken, İngiltere’nin tahvil faizi yüzde 5’e yaklaştı.
Asya Piyasalarında Satış Baskısı
Asya borsalarında da Orta Doğu’daki gelişmelerin etkisiyle satış ağırlıklı bir seyir görüldü. Çin’de sanayi karlarının artması olumlu bir veri olarak öne çıkarken, enerji fiyatlarındaki yükselişin bölge ekonomileri üzerindeki etkilerine yönelik endişeler sürdü.
Japonya’da enflasyon verileri beklentilerin altında kalırken, tahvil faizlerinde yükseliş dikkat çekti. Bölge genelinde piyasalarda temkinli bir görünüm hakim oldu.
Yurt İçinde Gözler Enflasyon Verilerinde
Yurt içinde Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi haftayı yüzde 2,68 düşüşle tamamladı. Dolar/TL ise haftalık bazda sınırlı artış gösterdi.
Gelecek hafta yurt içinde ekonomik güven endeksi, işsizlik oranı, dış ticaret dengesi ve enflasyon verileri takip edilecek.
Gözler Tarım Dışı İstihdam Verisinde
Küresel piyasalarda gelecek hafta ABD’de açıklanacak tarım dışı istihdam verisi öne çıkıyor. Söz konusu verinin, Fed’in gelecek dönemdeki para politikası adımlarına ilişkin sinyal vermesi bekleniyor.
Analistler, para piyasalarında Fed’in önümüzdeki dört toplantıda faizleri sabit tutmasının öngörüldüğünü, yılın son çeyreğinde ise faiz artışı ihtimalinin güç kazandığını belirtti.