Küresel Petrol Piyasası Ateş Hattından Nasıl Çıktı?
Küresel enerji piyasaları, Orta Doğu'da patlak veren askeri krizin gölgesinde son yılların en hareketli ve gerilimli dönemlerinden birini geride bıraktı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarıyla başlayan ve bölgeyi adeta bir ateş çemberine çeviren çatışma sürecinde 100. güne girildi. Geride kalan bu kritik süreçte uluslararası piyasalarda Brent petrolün varil fiyatı, diplomatik çözüm arayışları ve nükleer müzakere iddialarıyla soluklansa da kriz öncesindeki seviyelerinin oldukça üzerinde kalmaya devam ediyor.
Saldırılardan önceki son işlem gününü 72,48 dolardan kapatan Brent petrol, geride kalan 100 günde dalgalı bir seyir izleyerek güncel olarak 93,09 dolar seviyesine oturdu. Bu tablo, jeopolitik risk priminin piyasalardan henüz tamamen silinmediğini ve "kara altın" fiyatlarının savaş öncesine kıyasla yüzde 28,4 daha pahalı olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor.
Fiyatlarda Jet Yükseliş
Krizin fitilini ateşleyen ilk askeri hamlelerin ve İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in yaşamını yitirdiği şok gelişmelerin ardından piyasalarda tam anlamıyla bir panik havası hakim oldu. Saldırıların hemen ardından jeopolitik endişelerin tavan yapmasıyla Brent petrol hızla 82,37 dolara tırmandı.
Savaşın ilk evresinde İran'ın misilleme sinyalleri vermesi, küresel ticaretin can damarı konumundaki Hürmüz Boğazı'nda arz güvenliği kabusunu tetikledi. Enerji altyapılarına yönelik tehditler nedeniyle mart ayının hemen başında fiyatlar 90 dolar barajını aşarak haftayı 92,69 dolardan kapattı. Piyasalarda haftalık bazda yaşanan yaklaşık yüzde 27,9'luk bu sıçrama, Nisan 2020'den bu yana kaydedilen en hızlı ve agresif yükseliş hareketi olarak kayıtlara geçti.
119 Dolar Test Edildi
Kriz derinleştikçe piyasalardaki fiyat istikrarı yerini tamamen haber akışlarına bıraktı. Mart ayının ikinci haftasında adeta bir roller coaster (hızlı tren) etkisi yaşayan Brent petrol, 9 Mart'ta 119,5 dolara kadar fırlayarak son yılların en yüksek seviyelerini test etti. Ancak bu rekor yükselişin hemen ardından, stratejik petrol rezervlerinin devreye sokulması ve çatışmaların kısa sürede kontrol altına alınabileceğine yönelik spekülasyonlar piyasayı sert bir satış baskısıyla karşı karşıya bıraktı.
Takip eden günlerde fiyatlar gün içinde 81,16 dolara kadar gerilese de Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik açığı düşüşlerin kalıcı olmasını engelledi. Enerji koridorlarındaki bu belirsizlik nedeniyle mart ayı, 75 ile 119 dolar arasında değişen çok geniş ve sert bir dalgalanma aralığına sahne oldu.
Geçici Ateşkes Rahatlığı Uzun Sürmedi: 4 Yılın Rekoru Kırıldı
Nisan ayının başında taraflar arasında sağlanan iki haftalık geçici ateşkes kararı piyasalara derin bir nefes aldırdı. Bu diplomatik başarıyla birlikte Brent petrol, bir önceki kapanışına oranla yüzde 17,3 gibi ciddi bir düşüş kaydederek 90,40 dolara kadar çekildi. Ne var ki bölgedeki yapısal risklerin devam etmesi ve deniz taşımacılığındaki belirsizliklerin sürmesi, fiyatlardaki yukarı yönlü baskıyı canlı tuttu.
Ateşkesin ardından karşılıklı yapılan sert açıklamalar ve müzakere masasının tıkanması, küresel arz kesintisi endişelerini yeniden körükledi. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik yeni askeri opsiyonları masada tuttuğuna dair sızan istihbarat raporlarının ardından, 30 Nisan’da Brent petrol 126,41 dolara fırlayarak savaş döneminin zirvesine ulaştı. Bu tarihi rakam, küresel piyasalarda son 4 yılın en yüksek fiyat seviyesi olarak tarihe geçti.
Nükleer Masa Umudu ve 100 Dolar Altındaki Yeni Denge
Mayıs ayına girildiğinde ise diplomasi trafiği yeniden hız kazandı. ABD’nin İran ile savaşı sonlandırma ve nükleer müzakereleri daha geniş bir zemine yayma amacıyla tek sayfalık bir mutabakat zaptı imzalamaya yakın olduğu kulisleri, piyasalardaki aşırı ısınmayı bir nebze olsun dindirdi. Bu gelişmeyle birlikte fiyatlar yeniden psikolojik sınır olan 100 doların altına sarktı.
Sahadan gelen çelişkili beyanatlar ve saldırıların tamamen durdurulamaması nedeniyle mayıs ayı boyunca 91 ila 115 dolar arasında dalgalı bir koridorda hareket eden petrol, mayıs ayının son haftasından itibaren anlaşma iyimserliğinin korunmasıyla 100 dolar altındaki yatay yön arayışını sürdürüyor.
Uzmanlar, küresel petrol piyasasının jeopolitik haberlere karşı hassasiyetinin en üst düzeyde kalmaya devam ettiğini, Hürmüz Boğazı'ndaki riskler tamamen sıfırlanmadığı sürece fiyatlarda kalıcı bir ucuzlamanın zor olduğunu vurguluyor. Önümüzdeki günlerde de masadaki diplomatik kararlar ve sahadaki askeri durum kara altının yönünü tayin etmede birincil faktör olmaya devam edecek.