ABD dolarının avro, İsviçre frangı, Japon yeni, Kanada doları, İngiliz sterlini ve İsveç kronu olmak üzere altı yerel para birimi karşısındaki değerini ölçen dolar endeksi, mart ayı itibarıyla önemli bir eşiği geride bıraktı. Geçen ay, 25 Kasım 2025'ten bu yana ilk kez 100 seviyesini aşan endeks, yılın ilk çeyreğini 99,7 seviyesinden tamamladı. 2025 yılında yüzde 9,4 oranında gerileyerek 2017'den bu yana en hızlı düşüşünü kaydeden dolar endeksi, 2026'nın ilk çeyreğindeki bu ivmeyle kayıplarını telafi etme eğilimi gösterdi.
Enerji Arzı ve Enflasyon Riskleri Piyasaları Şekillendiriyor
Ekonomik tahminleri sarsan temel etkenlerin başında Orta Doğu'da süregelen çatışmalar ve enerji piyasalarındaki belirsizlikler geliyor. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonları ile İran'dan gelen misilleme adımları, yatırımcıların risk algısını artırarak güvenli liman arayışını tetikledi. Enerji maliyetlerindeki artışın küresel ölçekte enflasyonu hızlandırma riski taşıması, merkez bankalarının sıkı para politikası duruşunu koruyacağı beklentisini pekiştirdi. Bu durum, dünyanın en büyük petrol üreticisi konumundaki ABD'nin para birimine olan talebi doğrudan destekledi.
Küresel Paritelerde Sert Hareketler Gözlemlendi
Doların küresel piyasalarda değer kazanması, majör para birimleri karşısındaki paritelerde de net bir şekilde hissedildi. Yılın ilk çeyreğinde avro/dolar paritesi yüzde 1,7 oranında düşüş kaydederek 1,1554 seviyesine geriledi. Bu süreçte parite, 1,1411 ile Ağustos 2025’ten bu yana en düşük seviyesini gördü. Benzer şekilde dolar/İsviçre frangı paritesi yüzde 0,8 artışla 0,799 olurken, dolar/yen paritesi yüzde 1,2 yükselişle 158,8 seviyesinden dönemi kapattı. Dolar/yen paritesi, Temmuz 2024’ten bu yana ilk kez 160 seviyesinin üzerine çıktı.
Kriz Dönemlerinde Likidite ve Güvenli Liman İhtiyacı
Rabobank Kıdemli FX Stratejisti Jane Foley, piyasadaki bu hareketliliği kriz dönemlerindeki likidite ihtiyacına dayandırdı. Foley, yatırımcıların bu tür dönemlerde getiriden ziyade nakit akışına ve güvenli liman varlıklarına yöneldiğini ifade ederek, doların tedarik zincirleri ve ödeme sistemlerindeki derin entegrasyonu nedeniyle işlem amaçlı talebin de arttığını belirtti. Geçen yılın nisan ayındaki düşüşten sonra piyasanın uzun vadeli pozisyon açma konusundaki isteksizliğinin dolara geri dönüşü hızlandırdığını kaydeden Foley, Orta Doğu'daki krizin tırmanmasının kısa vadede doların değerini artırmaya devam edeceği öngörüsünde bulundu.