Business Ekonomi Ekonomi Orta Doğu’da kritik anlaşma: Savaş primini kaybeden Brent petrolde son durum

Orta Doğu’da kritik anlaşma: Savaş primini kaybeden Brent petrolde son durum

Orta Doğu’da patlak veren savaşın küresel arz endişelerini tetiklemesiyle nisan ayında 126 doları aşarak zirve yapan Brent petrol, haziran ortasında sağlanan tarihi barış mutabakatının ardından tepe noktasının yüzde 42 altına geriledi.

Orta Doğu’da kritik anlaşma: Savaş primini kaybeden Brent petrolde son durum
KAYNAK: (AA)

Küresel enerji piyasaları, 2026 yılının ilk yarısında son yılların en büyük jeopolitik sınavlarından birini verdi. Yılın ilk aylarında Orta Doğu’da patlak veren askeri kriz, küresel petrol ticaretinin ana damarı olan Hürmüz Boğazı’nı tehdit edince fiyatlar adeta kontrolden çıktı. Ancak diplomasinin devreye girmesiyle piyasalardaki korku iklimi yerini hızla normalleşmeye bıraktı. Nisan ayı sonunda 126 doların üzerine çıkarak tarihi zirvelerinden birini test eden Brent petrolün varil fiyatı, haziran ayı kapanışında yaklaşık 73 dolara kadar gerileyerek zirve seviyesinin yüzde 42 altında yılı yarıladı.

Ocak Ayında Fiyatlanmaya Başladı

2026 yılına 61 dolar seviyelerinden sakin bir başlangıç yapan Brent petrol, ocak ayı boyunca arz endişelerinin fitilinin ateşlenmesiyle kademeli bir yükseliş trendine girdi. OPEC+ grubunun üretim kısıntısı politikasına sadık kalacağı beklentisi ve Venezuela petrol sektörüne yönelik belirsizlikler fiyatları yukarı yönlü destekleyen ilk unsurlar oldu.

Ocak ayının ilk haftasında 59,96 dolar ile son dönemin en düşük seviyesini gören kara altın, ABD ile İran hattında yükselen askeri gerilim ve Washington’dan gelen sert açıklamaların ardından yönünü kalıcı olarak yukarı çevirdi. Ocak ayı bitmeden 70 dolar psikolojik sınırını aşan petrol fiyatları, şubat ayında nispeten yatay bir seyir izlese de fırtına öncesi sessizliği yaşadı.

28 Şubat Kırılması: Cepheden Gelen Haberler Fiyatları Uçurdu

Şubat ayının son gününde ABD ve İsrail’in İran’a yönelik ortak operasyon başlatması ve ardından Tahran’ın misilleme hamleleri, küresel piyasalarda tam anlamıyla bir şok dalgası yarattı. Dünya petrol sevkiyatının yaklaşık yüzde 20’sinin gerçekleştirildiği Hürmüz Boğazı’nın tamamen kapanma riski, mart ayının ilk işlem gününde fiyatlara çok sert yansıdı.

Mart ayına girerken sadece bir günde yüzde 7’nin üzerinde değer kazanan Brent petrol, ay boyunca bölgedeki enerji altyapılarına yönelik saldırı haberleriyle beslendi. Dönem dönem diplomatik temaslara dair iyimser açıklamalarla günlük sert düşüşler yaşansa da mart ayı genelinde ortalama fiyat 98,2 dolara kadar tırmandı. Bu durum, petrol fiyatlarında yıl başına göre yüzde 94’lük devasa bir prim anlamına geliyordu.

Nisan Ayında 126 Dolarlık Zirve ve Küresel Arz Baskısı

Krizin derinleşmesiyle birlikte nisan ayında piyasalar en kötü senaryoları fiyatlamaya başladı. Hürmüz Boğazı’ndaki akışın tamamen kesileceğine dair spekülasyonların zirve yaptığı 30 Nisan’da Brent petrol, 126,41 dolara ulaşarak yılın en yüksek seviyesini kaydetti.

Mayıs ayında da üç haneli seviyelerin (100 dolar üzeri) altına inmeyen petrol fiyatları, ABD dışındaki üretici ülkelerin arz artırma hamleleri ve küresel talep tahminlerinin aşağı yönlü revize edilmesiyle bir miktar dengelenmeye çalışsa da jeopolitik risk primi fiyatları yüksek tutmaya devam etti.

Masadaki Uzlaşı Petrolü Savaş Öncesi Seviyeye Döndürdü

Petrol piyasalarında asıl büyük kırılma ise haziran ayında yaşandı. Arka kapı diplomasisinin devreye girmesi ve Pakistan’ın arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerin olumlu sonuçlanması piyasalardaki tüm havayı değiştirdi. ABD ve İran’ın 14 Haziran’da savaşı sona erdirecek ve sorunları diyalogla çözecek bir mutabakata vardıklarını duyurması, aylardır fiyatların içinde yer alan "savaş primini" bir anda buharlaştırdı.

Bu tarihi gelişmenin ardından Brent petrol, hızlı bir serbest düşüş dönemine girdi. Sadece birkaç gün içinde sırasıyla 90 ve 80 dolar barajlarını aşağı yönlü kıran varil fiyatları, 26 Haziran’da 72,60 dolara kadar geri çekildi. Böylece petrol, 28 Şubat’ta savaş başlamadan hemen önceki seviyesi olan 72,48 dolara neredeyse tamamen geri dönmüş oldu. 2026’nın ilk yarısı, enerji piyasalarında jeopolitik risklerin fiyatları nasıl zirveye taşıyabileceğini ve diplomatik bir uzlaşmanın bu baskıyı ne kadar hızlı kırabileceğini gösteren tarihi bir dönem olarak kayıtlara geçti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız