Küresel Piyasalarda Savaş Depremi
Orta Doğu coğrafyasında jeopolitik tansiyonun kontrolsüz şekilde yükselmesi, küresel finans piyasalarında haftanın ilk işlem gününde taşları yerinden oynattı. Nisan ayındaki geçici sakinliğin ardından İsrail ve İran’ın karşılıklı balistik füze ve hava saldırılarıyla yeniden tırmanan askeri hareketlilik, diplomatik çözüm umutlarını gölgelerken yatırımcıları güvenli liman arayışına ve agresif satış pozisyonlarına yönlendirdi.
Brent Petrol 96 Dolara Dayandı
Savaş riskinin doğrudan enerji arz hatlarını tehdit etmesi, petrol piyasalarında hızlı bir fiyatlamayı beraberinde getirdi. Yeni haftaya sert bir yükseliş marjıyla başlayan Brent petrolün varil fiyatı, operasyon haberlerinin ardından 96 dolar sınırına kadar tırmandı. Analistler, tırmanan enerji maliyetlerinin küresel ölçekte halihazırda tam olarak kontrol altına alınamayan enflasyonist baskıyı yeniden tetikleyebileceğinden endişe ediyor.
Faiz İndirimi Beklentileri Rafa Kalktı
ABD ekonomisinden gelen güçlü makroekonomik verilerin üzerine bir de enerji şokunun eklenmesi, para piyasalarındaki para politikası tahminlerini kökten değiştirdi. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yüksek enflasyon riski nedeniyle katı duruşunu koruyacağı öngörüsü pekişti. Piyasalar, gelecek yılın sonuna kadar Fed’den herhangi bir gevşeme adımı gelmeyeceğini fiyatlamaya başlarken, ABD 10 yıllık tahvil faizleri de yüzde 4,58 ile son 20 günün zirvesine tırmandı. Küresel ölçekte güç kazanan dolar endeksi ise kritik 100 sınırını aşarak diğer para birimleri üzerindeki baskısını artırdı.
Güçlü Dolar Altını Ezdi: Ons Fiyatında Sert Geri Çekilme
Jeopolitik kriz dönemlerinde geleneksel olarak "güvenli liman" kabul edilen altın, bu kez ABD tahvil faizlerindeki yükseliş ve doların küresel hakimiyeti karşısında direnemedi. Alternatif maliyeti artan ons altın, yeni günde 4 bin 300 dolara kadar geri çekilerek son 2,5 ayın en düşük seviyesini test etti. Değerli metallerdeki bu geri çekilme, küresel madencilik şirketlerinin hisselerinde de zincirleme satışları beraberinde getirdi.
Gözler ECB’nin Faiz Kararında
Enerji ithalatına bağımlılığı nedeniyle Orta Doğu’daki istikrarsızlıklara karşı en hassas bölgelerin başında gelen Avrupa'da, endeks vadeli kontratları haftaya derin bir kırmızıyla başladı. Avrupa Birliği taraflara ateşkes hükümlerine uyma çağrısı yaparken, gözler perşembe günü gerçekleştirilecek Avrupa Merkez Bankası (ECB) toplantısına çevrildi. Piyasalar, yüksek enflasyon baskısı altındaki ECB’nin bu toplantıda 3 temel politika faizini 25 baz puan artırmasına kesin gözüyle bakıyor.
Asya Borsalarında Teknoloji Depremi
Wall Street’te cuma günü başlayan satış dalgası, yeni haftanın ilk saatlerinde Asya pasifik piyasalarını da vurdu. Bölgede jeopolitik risklerin yanı sıra yatırımcıların yapay zeka ve teknoloji hisselerinin değerlemelerini sorgulamaya başlaması sert düşüşleri tetikledi. Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 6,2, Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 4,1 oranında değer kaybetti. Japonya ekonomisinin ilk çeyrekte beklentilerin altında büyümesi ve Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) önümüzdeki hafta faiz artıracağına yönelik güçlü beklentiler de Tokyo borsasındaki kayıpları derinleştirdi.
Yurt İçi Piyasalarda TCMB Haftası
Yurt dışındaki negatif hava Borsa İstanbul’a da yansıdı. Cuma gününü yüzde 1,28 kayıpla 13.694,19 puandan kapatan BIST 100 endeksinde, yeni haftada 13.600 ve 13.500 seviyeleri destek hatları olarak izleniyor. Yeni güne yüzde 0,1 yükselişle 46,1010 seviyesinden başlayan Dolar/TL kuru sakin seyrini korurken, piyasaların ana odağını Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) bu hafta açıklayacağı faiz kararı ve karar metnindeki satır arası mesajlar oluşturuyor. Yatırımcılar, küresel risklerin arttığı bu dönemde ekonomi yönetiminin vereceği sinyallere göre pozisyon alacak.