Norveç'te yaz aylarında meydana gelen kuraklık, ülkenin hidroelektrik rezervuarları üzerinde önemli bir baskı oluşturdu. Kış döneminde düşük yağışlar ve yazın sıcak hava koşulları, hidroelektrik rezervuarlarının doluluk oranının uzun dönem ortalamasının altında kalmasına neden oldu. Ülkedeki hidroelektrik rezervuarlarının doluluk oranı, 31. haftanın sonunda yüzde 64,1 seviyesine ulaştı.
Mevsimsel veriler alarm veriyor
Norveç Su Kaynakları ve Enerji Müdürlüğü (NVE) tarafından sağlanan verilere göre, 5 Ağustos itibarıyla rezervuar doluluk oranı yüzde 62,8 olarak kaydedilirken, bu rakam geçen yılın aynı dönemindeki yüzde 72 ve 2006-2025 dönemindeki medyan değer olan yüzde 75,2'nin oldukça altındaydı. Yaklaşık üç hafta boyunca yaşanan düşük yağışlar, Güney Norveç'teki su seviyeleri üzerindeki baskıyı artırdı.
Güney Norveç'te sıkıntılar artıyor
NVE'nin bölgesel verilerine göre, güneybatı Norveç'te hidroelektrik rezervuarlarının doluluk oranı yüzde 48, batı Norveç'te ise yüzde 59,8 olarak belirlendi. Kuzey Norveç, yüzde 89,8'lik doluluk oranıyla ülkenin diğer bölgelerinden daha avantajlı durumda. Ancak genel olarak Norveç'te hidroelektrik rezervuarlarına gelen su girişi, geçen yıllardan daha düşük seviyelerde seyrediyor.
NVE, bazı bölgelerde yer altı su seviyelerinin düştüğünü ve göl ile nehirlerdeki su akışlarının azaldığını belirtti. Kurum, eğer yeterli yağış sağlanamazsa, özellikle Güney Norveç'te su durumu ilerleyen günlerde daha da zorlaşabilir. Bu durumun, içme suyu, tarımsal sulama ve balık üretimi açısından ciddi sorunlar yaratabileceği ifade ediliyor.
Uydu görüntüleri ile de desteklenen veriler, su seviyelerindeki bu düşüşü net bir şekilde gözler önüne seriyor. ESA tarafından sağlanan son değerlendirmelerde, özellikle güneydoğu Norveç'teki su seviyelerinin gerilediği vurgulandı. Geçen yıl yoğun su akışı olan alanlarda bu yıl ciddi bir düşüş gözlemleniyor.
NVE, su çekimleri yüksek seviyede olan işletmelerin daha dikkatli olması ve seviye düştüğünde su tasarrufu tedbirleri alması gerektiğini dile getiriyor. Bu noktada, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi, gelecekteki su güvenliği açısından hayati öneme sahip.