Türkiye'nin turizm cenneti Muğla, son yıllarda tarım sektöründe attığı stratejik adımlarla adından söz ettirmeye devam ediyor. Tarım ve Orman Bakanlığı öncülüğünde, Valilik ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen "Muğla Çileği Projesi", bölgenin tarımsal potansiyelini yeniden tanımladı.
2018 yılında toprağın bereketini artırmak ve ekonomik girdisi yüksek alternatif ürünleri yaygınlaştırmak amacıyla yola çıkılan bu girişim, bugün ulaştığı rakamlarla tarımda başarı hikayesine dönüştü.
Atıl Araziler Kırmızı Altına Dönüştü
Küçük ve parçalı tarım arazilerinin ekonomik değerini artırmayı hedefleyen proje, yıllarca boş kalan ya da düşük verimli kullanılan alanları hedef aldı. Toplamda 18 milyon 18 bin liralık bütçeyle hayata geçirilen çalışmada, Valilik Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB) tarafından %50 ile %75 oranında hibe desteği sağlandı. Bu güçlü finansal altyapı, üreticilerin cesaretini artırırken kısa sürede büyük bir dönüşümün fitilini ateşledi.
Proje öncesinde sadece 457 dekar olan çilek üretim alanı, atılan adımlarla birlikte 1.614 dekara ulaştı. Kurulan 824 dekarlık yepyeni çilek bahçeleri, Muğla'yı Akdeniz ve Ege bölgesinin iddialı çilek üssü haline getirdi.
Yıllık 4 Bin Tonu Aşkın Rekor Üretim ve Devasa Ekonomik Hacim
Genişleyen üretim alanları, bereketli hasatlarla taçlandı. Muğla genelinde yılda ortalama 4 bin 100 ton çilek elde edilirken, ürünün piyasa değeri ve satış fiyatları göz önüne alındığında yaklaşık 820 milyon liralık devasa bir ekonomik hacim ortaya çıktı. Bu rakam, sadece üreticilerin yüzünü güldürmekle kalmadı, aynı zamanda bölge esnafından lojistiğe kadar geniş bir yelpazede ekonomik canlılık yarattı.
Kırsalda İstihdam ve Göçün Kaderine Karşı Güçlü Duruş
Projenin en büyük kazanımlarından biri de sosyal alanda sağlandı. Kırsaldan kente göçü frenlemek ve aile işletmeciliğini güçlendirmek amacıyla tasarlanan çilek üretimi, tam 1.648 kişiye istihdam kapısı araladı. Özellikle kadın çiftçilerin üretim sürecine aktif olarak dahil edilmesi, hanelerin gelir dengesini kökten değiştirdi.
Bencik Mahallesi'nde uzun süredir bu üretimin içinde yer alan Ersan Öztürk, projenin aile hayatındaki dönüştürücü etkisini şu sözlerle özetliyor:
"Devletimizin sağladığı destekler sayesinde çilek üretiminden elde ettiğimiz gelirle bir oğlumu evlendirdim, inşallah ikinci oğlumu da bu toprakların bereketiyle yuva sahibi yapacağım."
Uzun yıllar inşaat sektörünün zorlu şartlarında çalıştıktan sonra memleketine dönerek ilk kez çilek eken Mehmet Bağcı ise elde ettiği yüksek verimden duyduğu memnuniyeti dile getiriyor. İnşaat mesaisini geride bırakıp çilek tarlasında huzuru bulduğunu belirten Bağcı, eşi Selda Bağcı ile birlikte yürüttükleri bu çalışmanın aile ekonomisine doğrudan ve kalıcı bir nefes aldırdığını vurguluyor.