ABD Petrol Rezervlerinde 43 Yıllık Dip
Orta Doğu'da tırmanan gerilim ve İran merkezli savaşın küresel piyasalarda yarattığı şok dalgaları, dünya enerji devlerinin dengesini bozmaya devam ediyor. Fırlayan petrol fiyatlarını dizginlemek ve piyasaya istikrar kazandırmak amacıyla kendi öz kaynaklarını devreye sokan ABD, enerji güvenliğinde tarihi bir dönemeçten geçiyor. Son açıklanan resmi veriler, Washington’ın stratejik rezervlerinin adeta alarm verdiğini ortaya koydu.
Depolardaki Miktar 1983 Seviyesine Geriledi
ABD Enerji Bakanlığı tarafından yayımlanan son rapor, küresel piyasalara yapılan müdahalelerin faturasını gözler önüne serdi. Resmi verilere göre, ülkenin acil durumlar ve stratejik risklere karşı elinde bulundurduğu Stratejik Petrol Rezervi (SPR), 340,3 milyon varil seviyesine kadar geriledi. Bu keskin düşüşle birlikte, ABD'nin enerji kalkanı niteliğindeki stoklar, en son Soğuk Savaş yıllarında, yani 1983'te kaydedilen dip seviyelere geri dönmüş oldu.
Kritik Karar: Hürmüz Boğazı Krizi ve Küresel İttifak
Rezervlerdeki bu tarihi erimenin arkasında, küresel enerji koridorlarında yaşanan büyük tıkanıklık yer alıyor. İran’daki savaşın ardından dünya petrol ticaretinin kalbi konumundaki Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması, arz hatlarında devasa bir boşluk yaratmıştı.
Gelişmeler üzerine harekete geçen Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), piyasa istikrarını korumak adına tarihinin en büyük koordineli rezerv boşaltma operasyonuna onay verdi. IEA Başkanı Fatih Birol, süreçle ilgili yaptığı açıklamada, kaybedilen arzın dengelenmesi amacıyla küresel ölçekte toplam 400 milyon varil petrolün piyasaya sunulacağını ilan etmişti.
120 Günlük Planın Ağır Faturası
Küresel ittifakın en büyük yükünü ise beklendiği gibi ABD üstlendi. Washington yönetimi, IEA taahhütleri kapsamında kendi Stratejik Petrol Rezervi'nden tam 172 milyon varil petrolü piyasaya süreceğini taahhüt etmişti.
Yaklaşık 120 günlük bir zaman dilimine yayılan bu dev arz hamlesi, küresel fiyatlardaki yangını bir nebze olsun söndürmeyi başarsa da ABD'nin ulusal stoklarında telafisi uzun sürecek bir boşluk yarattı. Uzmanlar, rekor seviyede düşük seyreden bu rezervlerin yeniden doldurulmasının hem maliyet hem de zaman açısından küresel enerji piyasalarında yeni bir tartışma konusu yaratabileceğine dikkat çekiyor.