Küresel piyasalarda geçen hafta, jeopolitik gerilimler, artan petrol fiyatları ve tahvil piyasasına yönelik koşulların olumsuz etkisi altında düşüş eğilimi öne çıktı.
Gözler, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) Kansas City şubesi tarafından düzenlenen ve 1978 yılından bu yana süregelen Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu ile ABD büyüme ve istihdam verilerine çevrildi. Bu gelişmeler, piyasalarda belirsizlik yaratırken, Orta Doğu'daki tırmanan gerilimler ve artan enerji fiyatları, yatırımcılar arasında enflasyonist baskılara yönelik endişeleri artırıyor.
Petrol ve tahvil piyasasındaki bozulma
ABD'de enflasyon yavaşlamış olsa da, jeopolitik risklere bağlı olarak Hürmüz Boğazı üzerindeki arz kaygılarının petrol fiyatlarını yükseltmesi, tahvil faizlerinde de artışa neden oldu. Bunun yanı sıra, hükümet harcamalarının kontrol edilememesi, mali durumu olumsuz etkileyebilir endişesi tahvil piyasasında satış baskısını tetikledi. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi, Ocak 2025'ten bu yana en yüksek seviyelere ulaştı.
ABD'nin kamu borç durumu
ABD'nin kamu borcu, bu hafta itibarıyla tarihi bir eşik olan 40 trilyon doları aştı. Bu durum, Covid-19 dönemindeki teşvik paketleri ve artan faiz maliyetlerinin bir sonucu olarak dikkat çekiyor. Kısaca, tahvil geri alım operasyonlarının artırılmasının piyasalarda kısa süreli bir rahatlama sağlasa da, şimdilik uzun vadeli çözüm sunmadığı belirtiliyor.
Bu durum, ABD Merkez Bankası'nın federal politika yönelimi konusunda belirsizlik yaratırken, yatırımcılar Jackson Hole Sempozyumu ile gelecek verileri dikkatle izliyor. New York borsası ise bu belirsizliklerden ötürü haftayı negatif tamamladı. Gelecek hafta açıklanacak konut fiyat endeksi, işsizlik maaşı başvuruları ve istihdam istatistikleri gibi veriler de piyasaların yönü üzerinde belirleyici olacak.
Avrupa borsaları jeopolitik belirsizlikler nedeniyle genel olarak negatif bir seyir izledi. Almanya'nın 5 yıllık tahvil faizinin 2008 tarihinden bu yana en yüksek seviyeye çıkmasının yanı sıra, Fransa'da siyasi belirsizlikler de göz önünde bulundurulmakta. Bu durum, Avrupa Merkez Bankası'nın para politikaları üzerindeki baskıları artırıyor.
Küresel ölçekte, Asya borsaları da jeopolitik belirsizlikler ve tahvil piyasasındaki risklerle satış ağırlıklı bir seyrin izini sürdürüyor. Japonya'da tahvil faizleri 1996'dan beri en yüksek seviyeye çıkarken, Çin'in ekonomik verileri, yavaşlayan büyüme ile birlikte zayıf talebi gösterecek şekilde geldi.
Yurt içinde ise BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 2,42 artarak 14.514,82 puandan kapandı. Ayrıca, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan iş gücü istatistikleri, işsizlik oranının yılın ikinci çeyreğinde yüzde 7,9 olduğunu gösterdi. Bu hafta takip edilecek dış ticaret dengesi, piyasalarda diğer önemli bir gelişme olacak.