Norveç merkezli bağımsız enerji araştırma kuruluşu Rystad Energy tarafından yayımlanan son piyasa analizi, ABD/İsrail-İran hattında süregelen askeri gerilimin küresel petrol piyasalarında yarattığı tahribatı ortaya koydu. 28 Şubat’tan bu yana devam eden çatışmalar neticesinde, piyasalardan kümülatif olarak yaklaşık 1 milyar varillik ham petrol arzı tamamen silindi. Uzmanlar, bu devasa kaybın ABD’nin elinde bulundurduğu stratejik petrol rezervlerinin yaklaşık iki buçuk katına denk geldiğine dikkat çekiyor.
Körfez'in Üretim Çarkları Yarı Yarıya Yavaşladı
Çatışma sarmalı başlamadan önce günlük toplam 24,2 milyon varil petrol üreten 6 Körfez ülkesinin mevcut arz kapasitesi, krizle birlikte 12,4 milyon varil seviyesine kadar geriledi. Günlük 11,8 milyon varillik bu ani duruş, modern petrol çağının karşı karşıya kaldığı en şiddetli ve yıkıcı arz kesintisi olarak kayıtlara geçti.
Rystad Energy Orta Doğu ve Kuzey Afrika Araştırma Direktörü Aditya Saraswat, haziran ayında taraflar arasında dar kapsamlı bir uzlaşı sağlansa ve temmuz ortasında kritik geçiş güzergahları kademeli olarak açılsa bile, yıl sonuna kadar yaşanacak toplam kümülatif kaybın iyimser senaryoda dahi 2 milyar varili bulacağını öngörüyor. Saraswat, gerilimin sürdüğü her ayın küresel sisteme en az 350 milyon varil yeni kayıp yazacağını belirtiyor.
Gelir Tablosunda Zıt Tablo
Arz krizinin bölge ekonomilerine yansıması ise homojen olmadı. Toplam kesintilerin yüzde 32’sini tek başına sırtlayan ve günlük 3,8 milyon varillik arzı etkilenen Suudi Arabistan, jeopolitik risklerin tetiklediği yüksek petrol fiyatları ve Doğu-Batı Ham Petrol Boru Hattı sayesinde Yenbu Limanı üzerinden sevkiyatlarını sürdürmeyi başardı. Bu stratejik hamle, ülkenin mart ayı ihracat gelirlerini 24,6 milyar dolara taşıyarak 2022'den bu yana en yüksek seviyeye ulaştırdı.
Buna karşın, güney sahalarındaki üretimi tamamen Hürmüz Boğazı üzerinden yapılacak deniz yolu ihracatına endeksli olan Irak ise krizin en büyük mağdurlarından biri oldu. Günlük 2,8 milyon varillik arzı kesintiye uğrayan Irak’ın, şubatta 6,8 milyar dolar olan ihracat geliri nisan ayında trajik bir düşüşle 1 milyar dolar seviyesine geriledi. Benzer şekilde Kuveyt de günlük 2 milyon varillik üretim kaybıyla krizden ağır darbe alan bir diğer aktör oldu.
Hürmüz Boğazı'nda Trafik Durma Noktasında: Alternatif Rotalar Yetersiz
Kriz öncesinde (27 Şubat) günde ortalama 120 ticari geminin geçiş yaptığı dünyanın en önemli enerji koridoru Hürmüz Boğazı, mart ayında günlük 5 ila 10 gemilik sembolik rakamlara kadar geriledi. Nisan ve mayıs aylarındaki hafif kıpırdanmaya rağmen, deniz trafiği halen kriz öncesi normalin yüzde 20 altında seyrediyor. Suudi Arabistan'daki Yenbu ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) Füceyre limanları acil çıkış kapıları olarak yoğun şekilde kullanılsa da lojistik uzmanları bu alternatiflerin Hürmüz'ün boşluğunu doldurmaktan çok uzak olduğunu vurguluyor.
Normale Dönüş Süreci Yılları Bulabilir
Piyasalardaki arz ve ticaret akışının toparlanma grafiğinin dik bir yükseliş yerine zamana yayılan bir "S-eğrisi" çizeceği tahmin ediliyor. Tankerlerin küresel ölçekte yeniden konumlandırılması lojistik zincirdeki ilk büyük tıkanıklık noktası olarak öne çıkıyor. Koridorlar tamamen güvenli hale gelse bile, üretim tesislerinin ve sevkiyat hatlarının senkronize olması en az 2-3 haftalık bir gecikmeyle mümkün olabilecek.
Araştırma raporuna göre, kaybedilen hacmin yüzde 85’i ekim ayına kadar sisteme geri kazandırılabilecek olsa da, Irak ve Kuveyt’in eskiyen üretim sahalarındaki teknik kısıtlamalar ve operasyonel zorluklar nedeniyle küresel petrol piyasalarında tam normalleşme ancak Ocak 2027 döneminde görülebilecek. Dahası, üretimi duran bazı yaşlı kuyulardaki basınç kayıpları nedeniyle, kaybedilen kapasitenin bir kısmının kalıcı olarak devre dışı kalabileceği endişesi taşınıyor.