Teknoloji ve Savunma Yükselişte
Türkiye ekonomisini ve üretim çarklarını mercek altına alan en prestijli çalışma olan İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) "Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu - 2025" araştırmasının sonuçları kamuoyuyla paylaşıldı. 1968 yılından bu yana sanayi sektörünün gelişimine ışık tutan tarihi rapor, İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan tarafından Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonu'nda düzenlenen basın toplantısında ilan edildi. Ortaya çıkan veriler, ekonomik zorluklara ve yüksek finansman baskısına rağmen Türk sanayisinin dinamizmini koruduğunu, ancak sektörler arasında ciddi bir ayrışmanın başladığını net bir şekilde ortaya koydu.
Zirvenin Ortakları Değişmedi: Lider Yine TÜPRAŞ
Üretimden satışlar baz alınarak yapılan değerlendirmede podyumun ilk üç sırası, geçmiş yıllardaki istikrarını korudu. Türkiye sanayisinin amiral gemisi konumundaki TÜPRAŞ, 698 milyar 789 milyon liralık devasa üretimden satış rakamıyla listenin en başındaki yerini sağlamlaştırdı. Otomotiv sektörünün güçlü temsilcisi Ford Otomotiv 538 milyar 268 milyon liralık satış hacmiyle ikinci sıradaki yerini korurken, Star Rafineri AŞ ise 327 milyar 854 milyon liralık performansıyla üçüncü sırayı kimseye kaptırmadı.
İlk 10'da Taşlar Yerinden Oynadı
Listenin en üst sıralarında asıl hareketlilik, savunma ve teknoloji odaklı şirketlerin yaptığı büyük atakla yaşandı. Geçtiğimiz dönemde ilk 10'un hemen dışında, 11. sırada yer alan Türk Havacılık Uzay Sanayii (TUSAŞ), 140,9 milyar liralık hacmiyle 7'nci sıraya fırlayarak stratejik önemini kanıtladı. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) 138,8 milyar lirayla 8'inci, yüksek teknoloji üreticisi ASELSAN ise 130,2 milyar lirayla 9'uncu basamağa yerleşti. Geçtiğimiz yıl 12. sırada bulunan otomotiv devi Mercedes-Benz de 127 milyar liralık satış rakamıyla adını ilk 10 arasına yazdırmayı başardı. Listede dikkat çeken bir diğer yükseliş ise iki basamak birden atlayarak 4. sıraya yerleşen OYAK-Renault (235,5 milyar TL) oldu. Bu devleri Toyota Otomotiv ve Arçelik takip etti.
"Finansman Maliyetleri Sanayinin Sırtında Ağır Bir Yük"
Sonuçları değerlendiren İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, savunma sanayisinin gösterdiği bu kitlesel başarının tesadüf olmadığını, sektörün küresel rekabet gücü ve AR-GE yetkinliğinin bir yansıması olduğunu ifade etti. Ancak ekonomik konjonktüre dair kritik uyarılarda bulunan Bahçıvan, son iki yıldır süregelen yüksek faiz ortamının ve katı finansman koşullarının altını çizdi. Üretim, istihdam ve yatırım süreçlerinin sürdürülebilirliği için ihracat kredileri başta olmak üzere finansmana erişim engellerinin acilen gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
Sanayide Yapısal Evrim: Yüksek Teknoloji Payını Artırıyor
Araştırmanın en umut verici çıktılarından biri de sanayideki teknolojik dönüşümün hız kazanması oldu. Yüksek teknoloji yoğunluklu sektörlerin payı yüzde 7,6 seviyesine ulaşırken, sermayenin tabana yayılması açısından da olumlu gelişmeler kaydedildi. Listede yer alan halka açık şirket sayısının 91’e yükselmesi, sanayicinin alternatif ve nitelikli finansman kanallarına yöneldiğini gösterdi.
Geleneksel Sektörlerde Alarm: Nitelikli İş Gücü Şart
2025 yılı verileri, emek yoğun üretim yapan geleneksel sektörlerin küresel ve yerel ekonomik gelişmeler karşısında ciddi bir baskı altında olduğunu, buna karşılık katma değeri yüksek teknolojik alanların büyümesini sürdürdüğünü doğruladı. Bu dönüşümün sağlıklı tamamlanabilmesi için insan kaynağının önemine değinen Bahçıvan, Türkiye’nin geleceğinin eğitimli, donanımlı ve yetkin bir iş gücü inşasından geçtiğini hatırlatarak sanayicilere ve eğitim politikalarına yeni bir vizyon çağrısında bulundu.