Küresel iklim kriziyle mücadele ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda, enerji verimliliği yüksek, düşük karbon salımlı teknolojilere yönelik yatırımlar hız kazanıyor ve ısı pompaları, dünyanın en hızlı büyüyen iklimlendirme çözümlerinden biri haline geliyor.
Konuya dair yapılan açıklamalara göre, özellikle doğal gaz altyapısının bulunmadığı bölgelerde, konutlar, çiftlikler, turizm tesisleri ve ticari işletmeler için öne çıkan bu teknoloji, ısıtma, soğutma ve sıcak su ihtiyacını tek sistemle karşılayarak çevreyi korumaya yardımcı oluyor. Aynı zamanda kullanıcı bütçesine de önemli katkı sunuyor.
Geleneksel ısıtma sistemlerinin yüksek oranda fosil yakıt tükettiği günümüzde, ısı pompaları ihtiyaç duyduğu enerjinin büyük bölümünü hava, su veya toprak gibi doğal kaynaklardan elde ediyor. Köylerde çiftçiler ve turizm bölgelerinde yazlıkçılar, ısı pompalarına yönelmeye başladı. Bu sistemler, karbon emisyonunu azaltırken, enerji maliyetlerini düşürmekte ve sürdürülebilir yaşamı desteklemekte önemli bir rol oynuyor.
Isı Pompaları Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (DOSİDER) Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Erkut, Türkiye’nin kombi ve radyatör üretimindeki güçlü konumunu sürdürdüğünü belirterek, ısı pompası teknolojilerinde de Avrupa'nın üretim üssü olmaya hazırlandığını ifade etti. Ekrem Erkut, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı, AR-GE kabiliyetleri ve sanayi tecrübesi sayesinde bu alanda da başarılı olacağını düşündüğünü aktardı.
Ayrıca, Erkut, "Ülkemizde doğal gaz altyapısının bulunmadığı bölgelerde hızla artan yerel talebi yüksek kaliteli yerli üretimle karşılamak için çalışıyoruz. Avrupa'da yaşanan ısı pompası dönüşümü, Türkiye için stratejik bir üretim fırsatıdır," dedi.