ABD'nin İran'a uygulamaya karar verdiği ekonomik dışlama operasyonu, gözleri İran petrolünü en çok satın alan ülke konumundaki Çin ile ABD arasındaki ticari ilişkilere çevirdi. Orta Doğu'da süregelen jeopolitik gerilimler, özellikle enerji ithal eden ülkeleri zorlamakta ve ABD'nin İran'a yönelik ekonomik yaptırımları, bu gerilimlerin ekonomik boyutu üzerindeki endişeleri artırmakta.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran'ı ayakta tutan ekonomik can damarlarını kesmek amacıyla bu operasyonu başlattıklarını ve İran ile iş yapan ülkelerin ikincil yaptırım riskine maruz kalacağını açıkladı. Bessent, "Tespit ettiğimiz faaliyetleri sona erdirmesi için her ülkeye belirli bir süre verildi. İran adına kara para aklamayı kolaylaştıran herhangi bir kuruluş, ABD doları sisteminden çıkarılacak" şeklinde uyarıda bulundu. Bu açıklamalar, İran petrolünü en çok satın alan ülke olan Çin ile ticari ilişkileri yeniden gündeme taşıdı.
Çin'in Olası Tepkileri ve Mevcut Durum
Bessent'in açıklamaları, Çin ile ticari gerilimlerin artabileceği ve Çin'in misilleme yapabileceği yönündeki tehditleri gündeme taşıdı. ABD’nin Çin bankalarına uygulayıp uygulamayacağına dair belirsizlik sürerken, ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında önümüzdeki ay gerçekleşecek olan görüşme öncesi, Amerika'nın Çin'e karşı nasıl bir aksiyon alacağı merak konusu oldu.
Asya piyasaları analisti Sadi Kaymaz, "ABD'nin İran'a yönelik ikincil yaptırımlarının ana muhatabı en azından petrol bakımından Çin. Çünkü İran petrol ihracatında Çin'in payı zaman zaman yüzde 90'ı buluyor" dedi. Kaymaz, bu çerçevede Çin Halk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian'ın, Çin'in kendini korumak için gerekli önlemleri alacağını duyurarak görece ölçülü bir tepki verdiğini belirtti.
Pekin'in Yaptırımlara Bakışı
Kaymaz, Pekin yönetiminin Çinli şirketlere yabancı yaptırım kararlarına karşı uymama talimatı verebileceğini ve bunun yasal bir bağlayıcılık taşıdığını ifade etti. Bazı rafinerilere karşı uygulanan yaptırıma binaen, Çinli yetkililerin bu tür emirleri yineleyebileceği öngörülüyor. Kaymaz, bu durumda, "ABD ve Çin arasında tansiyonun çok yükselmesi halinde Çin'in çıkardığı yeni dış ticaret yasasının yaptırım hükümleri devreye girebilir. Bu hükümler, ABD'li şirketlere misliyle yaptırım olanağı tanıyor" açıklamasında bulundu.
Sonuç olarak, Çin yönetimi özellikle kamu iktisadi teşebbüsleri ve büyük bankaların hedef alınması durumunda aktif karşılık verme potansiyelinin yüksek olabileceğini belirtmektedir. Ancak küçük bankaların veya özel rafinerilerin hedef alınmasının, karşılık verme olasılığını düşürebileceği yönünde yorumlar yapılıyor.