Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapmaya hazırlandığı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde, çevre ve sürdürülebilirlik alanında tarihi bir adım atılıyor. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yürürlüğe konulan "81 İlden 81 Genç Delege" vizyonuyla, ülke genelindeki lise öğrencileri küresel iklim diplomasisinin odağına yerleştiriliyor. Proje sayesinde, genç nesillerin çevre bilinci ve çözüm odaklı fikirleri doğrudan ulusal ve uluslararası platformlara taşınacak.
Her Kent Kendi İklim Elçisini Yetiştirecek
Lise düzeyindeki öğrencilerin yaşadıkları çevrenin ekolojik, sosyal ve coğrafi yapısını derinlemesine incelemesini hedefleyen çalışma kapsamında, her vilayeti temsil edecek kadrolar belirlenecek. Şeffaf ve titiz bir değerlendirme sürecinin ardından her il için 1 asıl ve 2 yedek genç delege seçilecek.
Delege seçimlerinde adayların sadece akademik başarıları değil; yaşadıkları ekosisteme yönelik saha gözlemleri, yenilikçi fikirleri, araştırma derinlikleri ve ifade yetenekleri kritik rol oynayacak.
81 Farklı Coğrafyadan Tek Bir Vizyon: 81 İklim Bildirisi
Seçim aşamasını başarıyla tamamlayan genç temsilciler, COP31’in ana temaları doğrultusunda kendi şehirlerinin çevresel dinamiklerini ve sürdürülebilirlik hedeflerini ele alan özel bildiriler kaleme alacak. Sanayileşmenin etkilediği metropollerden tımarlı tarım arazilerine, kıyı şeritlerinden Doğu Anadolu’nun yüksek ekosistemlerine kadar Türkiye’nin tüm renkleri gençlerin bakış açısıyla rapora dönüştürülecek.
Hazırlanan bu özgün beyannameler, il milli eğitim müdürlükleri vasıtasıyla MEB Ortaöğretim Genel Müdürlüğüne ulaştırılacak ve Türkiye’nin gençlik iklim haritasını ortaya koyacak.
Dünya Masasında Gençlerin İmzası Olacak
Kasım ayında gerçekleşecek dev zirve öncesinde toplanacak veriler, Türkiye’nin iklim politikalarına gençlik perspektifi kazandırmayı amaçlıyor. Kendi kentlerinin ekolojik sorunlarına pratik ve sürdürülebilir çözümler getiren genç liderler, böylece sadece bölgesel meseleleri tartışmakla kalmayıp, küresel ölçekte yürütülen iklim mücadelesinde aktif birer aktör haline gelecek.