Dünya deniz yoluyla yapılan petrol ticaretinin dörtte birini ve küresel gübre ihtiyacının önemli bir kısmını karşılayan Hürmüz Boğazı’ndaki aksamalar; enerji fiyatları, nakliye ücretleri ve savaş riski sigorta primlerinde keskin artışlara yol açtı. UNCTAD, krizin çok boyutlu etkilerini takip edebilmek amacıyla "Hürmüz Boğazı İzleme Paneli" platformunu hayata geçirdiğini duyurdu. Bu platform üzerinden deniz taşımacılığı, gıda, enerji ve finans göstergeleri düzenli olarak güncellenerek mevcut şokun gelişimi izlenecek. Kurum, bu verilerin mevcut krizi geçmişteki Kovid-19 ve Ukrayna savaşı gibi küresel sarsıntılarla kıyaslamaya olanak tanıyacağını belirtti.

Kriz Yönetiminde Üç Temel Senaryo
Dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği bu hatta yaşanan belirsizlik, ekonomi yönetimleri tarafından üç farklı model üzerinden takip ediliyor:
Süveyş Modeli: 2021’deki "Ever Given" kazasında olduğu gibi krizin diplomasiyle hızlı çözülmesi durumunda piyasaların hızla toparlanması, akaryakıt fiyatlarının birkaç hafta içinde normale dönmesi öngörülüyor. Ancak İran’ın petrol altyapısının zarar görmesi bu süreci sekteye uğratabilir.
Kızıldeniz Modeli: Trafiğin uzun süre aksaması durumunda risk primleri fiyatlara kalıcı olarak yansıyabilir. Hürmüz Boğazı’nın bypass edilebilecek güçlü bir alternatifinin bulunmaması ve Suudi Arabistan’ın mevcut boru hatlarının yetersiz kalması bu senaryoyu daha riskli kılıyor.
Ukrayna Modeli: Krizin yıllara yayılması durumunda, Avrupa’nın Körfez petrolüne olan bağımlılığı nedeniyle sonuçların Ukrayna savaşından daha yıkıcı olabileceği belirtiliyor. Bu durumun sanayi üretiminde maliyet krizine ve küresel arz sözleşmelerinin yeniden yazılmasına yol açabileceği vurgulanıyor.
Gübre Tedariki ve Gıda Güvenliği Tehdit Altında
Asya piyasaları analisti Sadi Kaymaz’ın aktardığı verilere göre, küresel üre ticaretinin yüzde 45’i Basra Körfezi’ndeki üreticiler tarafından karşılanıyor. Bölgedeki çatışmalar nedeniyle bu üretimin yarısından fazlası devre dışı kalmış durumda. Üretimi sürdüren tesisler ise abluka sebebiyle ürünlerini ihraç edemiyor. Çatışmaların başlangıcından bu yana boğazdan yalnızca 11 gübre yüklü gemi geçebilirken, bunlardan sadece 4’ünün üre taşıdığı kaydedildi. Halihazırda Körfez’de 22’si üre yüklü olmak üzere toplam 44 gübre gemisinin mahsur kaldığı bildirildi. Ayrıca Çin’in iç piyasadaki fiyat artışları nedeniyle gübre ihracatını durdurması, küresel tarımsal üretim üzerindeki baskıyı artırıyor.
Teknoloji Sektöründe Asil Gaz Kesintisi
Katar’da doğal gaz üretimiyle elde edilen ve çip endüstrisi için hayati önem taşıyan neon, kripton ve ksenon gibi asil gazların sevkiyatındaki kesintiler, yapay zeka çiplerinin küresel arzını tehlikeye atıyor. Bu gazlar, özellikle litografi ve yarı iletken üretim süreçlerinde temel girdi olarak kullanılıyor. Analistler, gerilim bugün sona erse dahi gübre teslimatlarındaki aksamaların tarımsal verimliliği bir yıl boyunca etkileyeceğini ve azot tesislerinin yeniden faaliyete geçirilmesinin teknik zorluklar nedeniyle zaman alacağını ifade ediyor.