Güneydoğu Anadolu Bölgesi, yılın ilk üç aylık döneminde tarımsal sanayi ürünleri ihracatında önemli bir hacme ulaştı. GAİB verilerinden derlenen bilgilere göre, Ocak-Mart döneminde bölgeden 164 ülke ve serbest bölgeye toplam 1 milyon 79 bin 887 ton ürün sevkiyatı yapıldı. Bu ticari faaliyetler sonucunda elde edilen toplam ihracat geliri 871 milyon 282 bin dolar seviyesinde gerçekleşti. Ürün grupları bazında yapılan incelemede, geçen yılın aynı dönemine kıyasla satış miktarını en fazla artıran ve en çok talep gören ürün kalemi ayçiçeği tohumu yağı oldu.
Orta Doğu’da Kayıp Afrika ve Amerika’da Artış
Bölge ihracatının geleneksel pazarlarında jeopolitik gelişmeler nedeniyle değişimler yaşandı. Geçen yılın ilk çeyreğinde Orta Doğu ülkelerine yapılan 430 milyon 286 bin dolarlık ihracat, bu yılın aynı döneminde yüzde 20,8 oranında gerileyerek 340 milyon 701 bin dolar seviyesine düştü. Söz konusu azalışın temel nedeni bölgede devam eden savaşlar olarak gösterildi. Orta Doğu pazarındaki daralmaya karşın, diğer kıtalarda artış ivmesi yakalandı. Bu dönemde Afrika ülkelerine yapılan ihracat yüzde 20,9 oranında artarken, Amerika kıtasına yönelik dış satımda yüzde 22,9'luk bir yükseliş kaydedildi. Ülke bazlı sıralamada ise 192 milyon 774 bin dolarlık pay ile Irak, en çok ihracat yapılan pazar olma özelliğini korudu.
Lojistik Dengeler ve Küresel Rekabet Koşulları
Güneydoğu Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, küresel piyasalardaki değişime ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Orta Doğu'daki gelişmelerin enerji ve lojistik dengelerini yeniden şekillendirdiğini ifade eden Kadooğlu, Hürmüz Boğazı'ndaki risklerin ve enerji arzına dair belirsizliklerin Türkiye'nin lojistik merkez potansiyelini ön plana çıkardığını belirtti. Karadeniz havzasındaki üretim beklentilerinin güçlü seyretmesiyle birlikte, ihracatçılar için fiyat odaklı rekabetin yoğunlaşacağı bir sürece girildiğini vurgulayan Kadooğlu, bu durumun özellikle buğday unu, makarna ve ayçiçeği yağı gibi temel gıda maddelerinde belirleyici olacağını aktardı.
Üretim Maliyetleri ve Sektörel Dönüşüm
Enerji, gübre ve lojistik kalemlerindeki maliyet artışlarının üretim süreçlerine yansıdığına dikkat çekildi. Kadooğlu, bu maliyet artışlarının sadece ihraç fiyatlarını değil, aynı zamanda ticaretin kontrat yapılarını, risk iştahını ve pazar tercihlerini de doğrudan etkilediğini belirtti. Mevcut dönemin sadece jeopolitik bir kırılma olmadığını ifade eden Kadooğlu; fiyatlama davranışlarından tedarik zincirlerine, rekabet dengelerinden üretim planlamasına kadar uzanan çok katmanlı bir dönüşüm sürecinin yaşandığını sözlerine ekledi. Küresel tarım piyasalarında ihracatçılar üzerindeki baskı yaratan unsurların, savaşa bağlı gerekçelerle bir süre daha devam etmesi öngörülüyor.