Tarım sektöründe kaynakların doğru kullanımı ve çevre dostu modeller her geçen gün daha kritik hale gelirken, Sunar Yatırım sürdürülebilir tarım alanındaki yatırımlarıyla dikkat çekici başarılara imza atıyor. Uzun yıllardır üretim kültürünün merkezine sürdürülebilirliği koyan şirket; özellikle mısır, ayçiçeği ve buğday üretiminde optimize edilmiş kaynak kullanımı ve yüksek verimlilik odaklı yeni nesil bir tarım ekosistemi inşa ediyor.
Geliştirilen yenilikçi model sayesinde sürdürülebilir uygulamalı tarım sahalarını mısırda son bir yılda yüzde 43 oranında artıran şirket, ayçiçeğinde ise dekar başına verimlilikte 8 yılda yüzde 96'lık rekor bir artış kaydetti.
Döngüsel ekonomi ve bütüncül tarım vizyonu

Sunar Yatırım, tarımsal ham madde üretimini yalnızca bir tedarik süreci olarak görmüyor; konuyu tarımsal değer zincirinin tamamını kapsayan bütüncül bir ekosistem olarak ele alıyor. Elde edilen her ham madde, entegre üretim tesislerinde döngüsel ekonomi prensipleriyle işlenerek gıdadan yeme, ilaçtan kozmetiğe kadar pek çok sektöre yüksek katma değerli ürünler olarak kazandırılıyor.
Sürdürülebilirliği şirketin kuruluşundan bu yana temel bir anayasa olarak gördüklerini belirten Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, hasat dönemine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
"Tarım tüm faaliyetlerimizin kalbinde yer alıyor. Bizim için bir mısır tanesi sadece bir ürün değil; onlarca farklı sanayi koluna can suyu veren döngüsel bir ekonomik zincirin başlangıç noktasıdır. Çiftçilerimizle omuz omuza vererek geliştirdiğimiz bu model, kaynakları israf etmek yerine yeniden değere dönüştürüyor. Tesislerimizde ortaya çıkan her yan ürünü sisteme geri kazandırıyor, toprağın ve çiftçi ailelerimizin geleceğini güvence altına alıyoruz."
Toprak analizi ve sözleşmeli tarımla gelen verimlilik
Sunar Yatırım’ın hayata geçirdiği sürdürülebilir tarım programında toprak yönetimi ve atıkların dönüşümü başrolü oynuyor. Rastgele gübrelemenin önüne geçmek amacıyla toprak analizine dayalı üretim planlaması yapan şirket, bu sayede hem gereksiz kimyasal kullanımını önlüyor hem de girdi maliyetlerini düşürüyor.
Sistemli anız yönetimi sayesinde tarımsal atıklarda yaklaşık yüzde 50 oranında bir azalma sağlanırken, geri kalan atıklar toprağa karıştırılarak doğal birer gübre işlevi görüyor. Ayrıca devreye alınan sözleşmeli tarım modeliyle çiftçilere alım garantisi sunuluyor; bu durum tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini ve tedarik zincirinin izlenebilirliğini maksimum seviyeye çıkarıyor.

Ar-Ge ve hassas tarımla iklim krizine karşı direnç
İklim krizi, su stresi ve güvenli gıdaya ulaşım zorlukları tarımda yeni yaklaşımları zorunlu kılarken, Sunar Yatırım bu zorlukları aşmak için Ar-Ge merkezli teknolojileri sahaya indiriyor. Veri temelli hassas tarım uygulamaları sayesinde daha az kaynakla çok daha yüksek verim elde ediliyor.
Rakamlar da bu teknolojik dönüşümün gücünü kanıtlar nitelikte. On yılı aşkın süredir uygulanan bilimsel yöntemlerle ayçiçeğinde dekar başına verim 103 kilogram seviyesinden 202 kilograma ulaştı. Su yönetim sistemleri, yağmur hasadı projeleri ve iklim dirençli tohum çalışmalarıyla tarımın geleceğini bugünden şekillendiren şirket, hem sofralara ulaşan gıdanın sağlığını güvence altına alıyor hem de gelecek nesillere daha verimli topraklar miras bırakmayı hedefliyor.