Copernicus İklim Değişikliği Servisi'nin yaptığı araştırmalara göre, 2026 yazının Batı Avrupa'da kayıtlardaki en sıcak yaz olma ihtimali yüksek. İklim Stratejik Lideri Samantha Burgess, bu durumun yalnızca yüksek sıcaklıklara değil, aynı zamanda kurak koşullara da yol açtığını belirtiyor.
Erken başlayan sıcak hava dalgaları
Bu yıl sıcak hava dalgaları Avrupa ve İngiltere'de özellikle mayıs ayında etkisini göstermeye başladı. Burgess, mayıstan bu yana vurulan 5 sıcak hava dalgasının onlara bağlı olarak çok sayıda can kaybına neden olduğunu vurguladı. Sıcak havanın en çok etkilediği bölgeler arasında Fransa, İngiltere'nin güneyi, Almanya'nın bazı kesimleri, Hollanda, Belçika, İspanya'nın bazı bölgeleri, Macaristan, Çekya, Avusturya ve İsviçre öne çıkıyor.
Kuraklık ve orman yangınları riski
Burgess, yaşanan sıcak hava dalgalarının beraberinde kuraklık koşullarını getirdiğini, Avrupa'nın bazı bölgelerinde 6 haftadan uzun süredir kayda değer yağış olmadığını ifade etti. Uzun dönem ortalamasından 3 derece daha yüksek sıcaklıklar kaydedilmesi, orman yangınları riskini artırırken, Avrupa'nın çeşitli bölgeleri 1979'dan beri gözlemlenen en kurak topraklara ev sahipliği yapıyor. Bu durum, özellikle kuzey İspanya, Fransa ve İngiltere gibi yerlerde etkili oluyor.
El Nino olayının güney yarımkürede yarattığı iklimsel etkiler, Avrupa üzerinde de etkili olmaya aday. Burgess, 2027'nin kaydedilen en sıcak yıl olması muhtemeli bulunduğunu ve El Nino'nun kış aylarında Avrupa'da daha yoğun yağışlara yol açabileceğini belirtti. Şu an için, 2024 halihazırda kayıtlardaki en sıcak yıl konumunda ve bu yıl global sıcaklık artışının 1,5 dereceyi aşması neredeyse kesin gibi gözüküyor.