Şimşek, Türkiye’nin küresel yetenek ve sermaye açısından yeniden bir çekim merkezi haline geldiğini belirtti. Küresel ölçekte zorlu bir dönemden geçildiğini dile getiren Şimşek, Orta Doğu’daki savaşın ekonomik görünüm üzerinde etkili olduğunu söyledi. Türkiye’nin bu süreçte güçlü bir üretim üssü ve dinamik bir hizmetler merkezi olarak öne çıktığını ifade etti.
Enflasyonun kalıcı şekilde düşürülmesi, cari dengede sürdürülebilirliğin sağlanması ve rekabet gücünün artırılmasına yönelik programın kararlılıkla uygulandığını belirten Şimşek, bu hedefler doğrultusunda gerekli adımların atılacağını dile getirdi.
Tedarik zincirleri ve ticaret koridorları yeniden şekilleniyor
Orta Doğu’daki gelişmelerin küresel ekonomi üzerindeki etkilerine değinen Şimşek, savaşın tedarik zincirlerinin yeniden çeşitlenmesine ve yeni ticaret koridorlarının oluşmasına yol açacağını ifade etti. Bu süreçte yeşil dönüşüm ve dijital dönüşümün de hız kazanacağını belirten Şimşek, bu alanların yeni fırsatlar ortaya çıkardığını söyledi.
Türkiye’nin bu çerçevede “ikiz dönüşüm” olarak tanımlanan yeşil ve dijital dönüşüme odaklandığını vurgulayan Şimşek, bu alanda ilerleme kaydedildiğini aktardı.
Türkiye’nin ekonomik büyüklüğü ve altyapı yatırımları
Türkiye’nin 1,6 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğe, 86 milyonluk nüfusa ve kişi başına yaklaşık 18 bin dolar gelire sahip olduğunu belirten Şimşek, bu özelliklerin Türkiye’yi öne çıkan ülkelerden biri haline getirdiğini söyledi.
Altyapı yatırımlarına da değinen Şimşek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yaklaşık 360 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirildiğini ifade etti. Türkiye’nin güçlü insan kaynağına sahip olduğunu belirten Şimşek, sanayi girişimlerine yönelik teşviklerin de kapsamlı şekilde sürdüğünü dile getirdi.
Sektörel potansiyel ve küresel konum
Şimşek, Türkiye’nin tarımda küresel katma değer açısından ilk 10 ülke arasında yer aldığını belirterek, bu alanda verimliliğin artırılması için daha fazla yatırım yapılmasının hedeflendiğini söyledi.
Hizmetler sektörünün güçlü alanlardan biri olduğunu vurgulayan Şimşek, turizmde dünyanın ilk 5 ülkesi arasında bulunulduğunu ve sağlık turizminin büyüme alanı olduğunu ifade etti. İnşaat sektöründe küresel şirket sayısında Çin’in ardından ikinci sırada yer alındığını belirten Şimşek, dizi ihracatından oyun teknolojilerine ve havacılığa kadar geniş bir yelpazede fırsatlar bulunduğunu kaydetti.
Doğrudan yatırımlar ve reform süreci
Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu da konuşmasında, kurumun kuruluşundan bu yana gelişimini sürdürdüğünü belirtti. 2003 yılından itibaren hayata geçirilen reformların Türkiye’de güçlü bir yatırım ekosistemi oluşturduğunu ifade eden Dağlıoğlu, bu süreçte doğrudan yabancı yatırımların yaklaşık 290 milyar dolara ulaştığını söyledi.
Aynı dönemde Türkiye’de faaliyet gösteren uluslararası şirket sayısının 5 bine yakın seviyeden 87 binin üzerine çıktığını belirten Dağlıoğlu, Türkiye’nin üretim, yönetim, AR-GE ve lojistik alanlarında bölgesel merkez konumuna geldiğini ifade etti.
Türkiye’nin küresel ekonomik hedefleri
Dağlıoğlu, mevcut küresel ve bölgesel gelişmeler doğrultusunda Türkiye’nin konumunun daha da güçleneceğini belirterek, ülkenin uzun vadede küresel ekonomik güç seviyesine ulaşacağına inandıklarını ifade etti.
Resepsiyona uluslararası özel sektör temsilcileri, iş dünyası aktörleri ve kamu kurumlarından yetkililer katıldı.