Konuşmasında Türkiye’nin savunma sanayisinde izlediği politikaya değinen Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde milli ve özgün üretimin önceliklendirildiğini ifade etti. Uzun vadeli AR-GE, yatırım ve tedarik planlamalarının hayata geçirildiğini belirten Kacır, insan kaynağına yapılan yatırımların da bu süreçte önemli rol oynadığını söyledi.
Türkiye’nin güvenlik ihtiyaçlarını karşılayabilen, aynı zamanda dost ve kardeş ülkelerin taleplerine yanıt verebilen bir savunma sanayisi ekosisteminin oluşturulduğunu dile getirdi.
Yerli ürünlerin payı yüzde 80’in üzerine çıktı
Kacır, savunma tedarikinde yerli ürünlerin payının 23 yıllık süreçte yüzde 20’lerden yüzde 80’in üzerine çıktığını belirtti. Türkiye’nin savunma ürünleri ihracatında dünyada 11’inci sıraya yükseldiğini aktaran Kacır, sektörde 4 bini aşkın şirket ile 100 binden fazla çalışanın yer aldığını ifade etti.
Bakanlık olarak kamu, özel sektör ve üniversitelerin savunma sanayisine yönelik yatırımlarını ve AR-GE projelerini desteklediklerini vurgulayan Kacır, TÜBİTAK aracılığıyla 2002’den bu yana 2 bin 142 projeye ve 4 bin 300 bilim insanı ile gence toplam 64 milyar lira kaynak sağlandığını bildirdi.
KOBİ’lerin rolü ve destek programları
Savunma sanayisinde KOBİ’lerin önemli bir rol üstlendiğini ifade eden Kacır, üretim çevikliği, teknolojik derinlik ve ihracat performansında KOBİ’lerin katkısına dikkat çekti. Bu kapsamda KOSGEB aracılığıyla KOBİ’lerin finansmana erişiminin artırılması, kapasitelerinin geliştirilmesi ve rekabetçiliklerinin güçlendirilmesine yönelik adımlar atıldığını söyledi.
“Kapasite Geliştirme Destek Programı” ile üretimden pazarlamaya, insan kaynağından belgelendirmeye kadar geniş bir alanda KOBİ’lere destek sağlandığını belirten Kacır, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan finansman paketine de değindi.
Teknoloji ve girişimcilik odaklı destekler
Kacır, Teknoloji Hamlesi Programı ile yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun yatırımların AR-GE’den seri üretime kadar desteklendiğini ifade etti. TÜBİTAK Bireysel Genç Girişim (BiGG) Programı kapsamında savunma sanayisine yönelik girişimlerin desteklendiğini belirtti.
NATO İnovasyon Fonu aracılığıyla da derin teknoloji alanında faaliyet gösteren girişimlerin uluslararası yatırım ağlarına erişiminin sağlandığını ve stratejik ortaklıkların teşvik edildiğini aktardı.
Nitelikli iş gücü için yeni adım
Savunma sanayisinin en önemli unsurlarından birinin insan kaynağı olduğunu vurgulayan Kacır, gençlerin erken yaşlardan itibaren bilim, teknoloji ve üretim kültürüyle buluşturulduğunu ifade etti.
Önümüzdeki dönemde savunma sanayisinin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünü yetiştirmek amacıyla sanayi ve teknoloji kolejleri kurulacağını açıklayan Kacır, girişimlerin ihtiyaçlarına yönelik altyapı ve işbirliği imkanlarının artırılacağını belirtti.
İşbirliği ve üretim kapasitesine vurgu
Kacır, ana yüklenici firmalar ile KOBİ’ler arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesinin önemine işaret ederek, bu işbirliklerinin uzun soluklu ve derinlikli şekilde sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.
KOBİ’lerin üretim kapasitesini artırması, kalite standartlarını yükseltmesi, AR-GE ve inovasyona daha fazla yatırım yapması gerektiğini belirten Kacır, kamu olarak bu süreçte desteklerin sürdürüleceğini kaydetti.
Savunma sanayisinin güçlü bir ekosistemle desteklenmesinin, Türkiye’nin bağımsızlık hedefleri açısından önemli olduğu ifade edildi.