Avrupa'da hidrojen sektöründe yaşanan durgunluk, elektrolizör tesislerini olumsuz etkiliyor. Sektördeki birikmiş sorunlar, yıllık 8,49 gigavat elektrolizör üretim kapasitesine sahip olan Avrupa'nın, 2030 yılına kadar planladığı 31 gigavatlık hedefinin yalnızca 3 gigavatına ulaşabilmesine neden oldu.
Yatırımlar ve talep sorunları
Hidrojen üretiminde önemli bir teknoloji olan elektrolizörlerin, yüksek üretim maliyetleri ve belirsiz talep gibi faktörlerle birlikte yeterince yatırım alamaması, sektördeki büyüme hedeflerini tehdit ediyor. Uzun vadeli alım anlaşmalarının yetersizliği ve finansman bulmadaki zorluklar, yeni yatırımların önünde büyük engeller oluşturuyor.
Kısa vadede arz sorunu beklenmiyor
Enerji Endüstrileri Konseyi (EIC) raporuna göre, 2027 ve 2028 yıllarında piyasada bir arz fazlası yaşanması muhtemel. Üreticiler, mevcut kapasite ile beklentileri karşılayabilecek durumda. Ancak, 2029'dan itibaren şehirlerin yeni hidrojen projelerine hız vermesi halinde elektrolizör arzında önemli zorlukların yaşanabileceği öngörülüyor. Bu durum, hızla artan yatırım kararlarına bağlı olarak gerçekleşebilir.
Son aylarda ITM Power, John Cockerill, Nel, Sunfire, Thyssenkrupp ve Topsoe gibi büyük üreticiler, hidrojen talebini artırmak ve sektördeki engelleri aşmak için Electrolysers4Europe koalisyonunu kurdu.
Proje durumu ve yatırımların geleceği
Hâlihazırda Avrupa'da 624 hidrojen projesi takip ediliyor. Bu projelerin 59'u faaliyette, 74'ü iptal edildi. Projelerin büyük kısmı fizibilite aşamasında kalırken, bu durum yeni hidrojen tesisleri ile taşıma ve depolama altyapısının gelişim hızının farklı olabileceği riskini ortaya çıkarıyor.
EIC Küresel Dış İlişkiler Başkanı Rebecca Groundwater, Avrupa'nın yatırım yaptığı elektrolizör kapasitesinin, uzun vadeli politikaların desteklenmesi durumunda nihai talebe dönüşmesi gerektiğini belirtti. Groundwater, hidrojen projelerinin ertelenmesinin, tesislerin kapasitesini etkileyebileceğini ifade etti. Bu durum, 2030 hedeflerinin gerçekleştirilmesini zorlaştırabilir.
Birleşik Krallık, 130 projeyle Avrupa’nın en büyük hidrojen proje portföyüne sahipken, yalnızca %8’i inşaat aşamasına geçebildi. Almanya da 87 hidrojen projesiyle dikkat çekerken, projelerin %23’ü inşa aşamasında.
EIC, toplamda 269 milyar dolar harcama gerektiren hidrojen projelerinin planlandığını tahmin ediyor. Ancak bu rakamlar taahhüt edilmiş yatırımları kapsamıyor. Dolayısıyla, elektrik tüketiminde hidrojenin önemi artarken, Avrupa'nın hedeflerine ulaşabilmesi için sağlam bir strateji belirlemesi gerektiği açıktır.