Business Ekonomi Ekonomi Avro Bölgesi sallandı: Stagflasyon kabusu geri dönüyor

Avro Bölgesi sallandı: Stagflasyon kabusu geri dönüyor

Orta Doğu’da tırmanan jeopolitik kriz ve enerji maliyetlerindeki tırmanış, Avro Bölgesi’ni zayıf büyüme ile yüksek enflasyonun kıskacına sürükleyerek stagflasyon endişelerini zirveye taşıdı.

Avro Bölgesi sallandı: Stagflasyon kabusu geri dönüyor
KAYNAK: (AA)

Küresel Savaşın Avrupa Faturası

Küresel piyasalarda Orta Doğu kaynaklı jeopolitik gerilimlerin faturası ağırlaşıyor. ABD, İsrail ve İran hattında tırmanan çatışmaların öngörülenden daha uzun bir zamana yayılması, küresel enerji koridorlarında yeni bir krizi tetikledi. Hürmüz Boğazı’nın lojistik olarak tıkanmasıyla tırmanışa geçen petrol fiyatları, Avrupa ekonomilerinin üzerinde kara bulutlar oluşturuyor. Çatışmaların ilk günlerinde sürecin kısa süreceğini tahmin eden ve büyüme ivmesinin korunacağını öngören kıta ekonomistleri, artık çok daha sert bir senaryoyla, yani "stagflasyon" riskiyle karşı karşıya kalındığını belirtiyor.

Makro Veriler Alarm Veriyor: Büyüme Düşüyor, Enflasyon Tırmanıyor

Avro Bölgesi’nden gelen son makroekonomik veriler, tehlikenin boyutunu gözler önüne seriyor. Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) yüzde 2’lik orta vadeli enflasyon hedefinin oldukça uzağında kalındı; mayıs ayında tüketici fiyat endeksi yüzde 3,2 seviyesine ulaştı. Fiyatlar hızla tırmanırken, üretim çarklarının yavaşladığı görülüyor. Yılın ilk çeyreğinde Avro Bölgesi gayrisafi yurt içi hasılası (GSYH) bir önceki döneme göre yüzde 0,1 daraldı. İç piyasadaki durgunluğun en net göstergelerinden biri olan perakende satışlar ise nisan ayında aylık bazda yüzde 0,4 düşüş kaydetti.

Avrupa’nın Lokomotifi Almanya’da Çarklar Yavaşladı

Yaşanan bu küresel arz şokunun en ağır darbe vurduğu ülke, kıta ekonomisinin motoru konumundaki Almanya oldu. Alman sanayi üretimi nisan ayında yıllık bazda yüzde 0,5 gerilerken, fabrika siparişlerindeki aylık yüzde 3,8'lik sert düşüş geleceğe yönelik kaygıları artırdı. Özellikle ülkenin amiral gemisi niteliğindeki otomotiv endüstrisinde yapısal tıkanmalar yaşanıyor. Nisan ayında perakende satışların yıllık bazda yüzde 2,7 gerilemesiyle birlikte, Almanya’nın ikinci çeyrekte de daralma eğilimini sürdüreceği tahmin ediliyor.

ECB İkilemde: "Şahin" Politika Masada kalmaya Devam Ediyor

Bu zorlu ekonomik konjonktür, Avrupa Merkez Bankası'nı (ECB) tarihi bir ikilemin eşiğine getirdi. Bir tarafta küçülen ve resesyon riski taşıyan bir ekonomi, diğer tarafta ise arz şokunun tetiklediği yüksek enflasyon yer alıyor. Piyasa uzmanları, ECB'nin büyüme sancılarını ikinci plana atarak fiyat istikrarı ve kurumsal kredibiliteyi korumak adına faiz artırım eğilimini sürdüreceğini öngörüyor. Yatırımcıların merakla beklediği faiz indirim döngüsü beklentileri ise 2027’nin ilk çeyreğinden yılın ortalarına doğru ötelenmiş durumda. Bankanın yeni projeksiyonlarında büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize etmesi beklenirken, bazı piyasa aktörleri mevcut durgunluk ortamında erken bir faiz artışının ekonomiyi daha da zora sokabileceği uyarısında bulunuyor.

Uzman Gözü: "Tam Bir Stagflasyon İçin Erken Ama Güçlü Bir Uyarı"

Kuveyt Türk Yatırım Araştırma Direktörü Kutay Gözgör, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede mevcut durumu net bir stagflasyon ilanı yerine "çok güçlü bir erken uyarı sinyali" olarak okumak gerektiğine dikkat çekti. Gözgör, şu ifadeleri kullandı:

"Büyümenin negatife dönmesi ve sanayi üretiminin gerilemesi maliyet enflasyonu ile birleştiğinde stagflasyonun teorik zeminini hazırlıyor. Ancak tam anlamıyla bir çöküşten bahsetmek için henüz erken. Bölgedeki istihdam piyasasının dayanıklılığını koruması ve işsizlik oranlarında kitlesel bir bozulma yaşanmaması, ekonomiyi en kötü senaryodan koruyan en önemli kalkandır. Mevcut durum, kalıcı bir ekonomik krizden ziyade dış şokların tetiklediği geçici bir dengelenme süreci olarak da görülebilir."

Enerji krizinin derinleşmesi ve şirketlerin üretim kapasitelerini uzun vadeli olarak düşürmesi durumunda tehlikenin kalıcı bir karaktere bürüneceğini hatırlatan Gözgör, tüketici güvenindeki zayıflığa rağmen hizmet sektöründeki canlılığın bir tampon görevi üstlendiğini ve Avro Bölgesi’nin bu sarmaldan çıkış kapılarının henüz tamamen kapanmadığını sözlerine ekledi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız