srail'in İran'ı hedef almasıyla başlayan savaş gerilimi, piyasaların yönü üzerinde etkili olmayı sürdürürken, konuya ilişkin haber akışı yatırımcıların gündemini işgal etmeye devam ediyor. İsrail ordusu, 13 Haziran'da İran'ın nükleer programını hedef almak amacıyla saldırı başlattığını duyurdu. Bu saldırılarda İran'ın başkenti Tahran, Tebriz, İsfahan'daki Natanz nükleer tesisi ve diğer bazı şehirler hedef alındı.
İran, İsrail'e misilleme olarak füze saldırıları düzenledi. Bu füze saldırıları, İsrail'de geniş bir alanda saldırı alarmlarının çalmasına yol açtı ve bazı füzeler Tel Aviv ve çevresine isabet etti. ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'den teslim olmasını talep ederken, İran'a karşı askeri bir saldırı başlatıp başlatmamayı değerlendirdiğini belirtti.
Hafta sonu, ABD, İran'da bulunan Fordo, Natanz ve İsfahan nükleer tesislerine hava saldırısı düzenledi. Trump, İran'ın kilit nükleer zenginleştirme tesislerinin tamamen yok edildiğini ve İran'ın barış yapmak zorunda olduğunu, aksi takdirde daha ağır saldırıların geleceğini ifade etti.
Analistler, Orta Doğu'daki artan gerilimin küresel ekonomik riskleri artırdığını ve bölgeden gelen haber akışının yakından takip edildiğini belirtiyor. Özellikle, Hürmüz Boğazı'nın kapanma riski, küresel enerji arzı üzerinde önemli bir etki yaratabilir. Hürmüz Boğazı, dünya deniz yoluyla taşınan ham petrolünün yaklaşık üçte birinin geçtiği bir bölgedir ve LNG ticaretinin de önemli bir kısmı burada yapılmaktadır. İran'dan gelen açıklamalar, Hürmüz Boğazı'nın kapatılması gerektiği yönünde bir tartışma başlattı.
İran'ın Katar'daki ABD üssü El-Udeyd’e yönelik saldırı düzenlemesi, gerilimi daha da artırdı. ABD Başkanı Trump, İran'ın bu saldırıyı önceden kendilerine bildirdiği için teşekkür etti. Sonrasında, Trump, İsrail ile İran arasında bir ateşkes sağlandığını ve savaşın sona erdiğini duyurdu. İsrail hükümeti de ateşkesi kabul ettiğini belirterek, İran'daki tehditlerin ortadan kaldırıldığını iddia etti.
Piyasalar üzerindeki etkiler ise devam etti. Altın fiyatları, güvenli liman talebinin artmasıyla 16 Haziran’da 3.451,4 dolara kadar yükseldi. Ancak, daha sonra bir düşüş eğilimi gözlemlendi. Altının ons fiyatı, 12 günlük gerilimin ardından ateşkesin sağlanmasıyla 3.316,18 dolara kadar gerileyerek, 11 Haziran'dan bu yana en düşük seviyeyi gördü. Ayrıca, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirimleri için acele etmeyeceğini belirtmesi, altındaki gerilemeleri pekiştiren bir diğer etken oldu.
Petrol fiyatlarındaki sert yükselişler, enflasyonist baskıları artırabileceği ve bu durumun Fed'in faiz indirimlerini ertelemesine neden olabileceği için altına olan talebi azalttı. Ayrıca, tahvil faizlerindeki yükseliş de altın fiyatlarını olumsuz etkiledi. Bununla birlikte, yatırımcılar dolara yöneldi ve bu da altın fiyatlarında düşüşe yol açtı.
Gümüş ve platin ise değer kazandı. Gümüş, 37,3 dolar ile 13 yılın en yüksek seviyesini görürken, platin de 1.352,08 dolar ile 11 yılın zirvesine çıktı. Yatırımcıların altının ons fiyatının yüksek seviyelerde bulunmasından dolayı gümüş ve platine yönelmesi, altına olan talebi daha da azaltan bir diğer faktör oldu.