Türkiye'de bireysel borçlanmaya ilişkin geri ödeme performanslarında dikkat çekici bir bozulma yaşanıyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından açıklanan 2 Ekim tarihli son veriler, hanehalkının kredi ödeme gücünde ciddi bir gerilemeye işaret etti. Bireysel krediler kategorisinde yer alan ihtiyaç kredilerinde takibe dönüşüm oranı yüzde 6,75 seviyesine tırmanarak, veri setinin tutulmaya başladığı 2014 yılından bu yana görülen en yüksek değerine ulaştı.
2016-2017 Dönemindeki Eski Rekor Geride Kaldı
Daha önce 2016-2017 yıllarında kaydedilen yüzde 6,66'lık zirve, açıklanan son rakamlarla birlikte resmen geride kalmış oldu. 2014-2026 yıllarını kapsayan dönemin en yüksek seviyesine işaret eden bu tablo, salgın ve sonrasındaki 2022-2023 periyodunda gerileyen risk oranlarının yeniden tırmanışa geçtiğini kanıtlıyor. Son dönemde izlenen sıkı para politikası ve yüksek faiz ortamının, tüketicilerin finansal yükümlülüklerini yerine getirmesini zorlaştırdığı değerlendiriliyor.
Kredi Kartlarında da Risk Tırmanışta
Geri ödeme güçlükleri yalnızca ihtiyaç kredileriyle sınırlı kalmadı. Bireysel kredi kartı borçlarında da takibe düşme oranı yüzde 5,7'ye tırmanarak alarm vermeye başladı. Bankacılık sektörünün genel takip oranı yüzde 3,2 seviyesinde seyrederken; bireysel kredi türlerinin sektör ortalamasından belirgin bir şekilde olumsuz ayrışması dikkat çekti.
İhtiyaç Kredisindeki Risk Sektör Ortalamasını İkiye Katladı
Açıklanan verilerdeki en çarpıcı detay ise ihtiyaç kredilerindeki risk yoğunlaşması oldu. İhtiyaç kredilerinde ulaşılan yüzde 6,75'lik takip oranı, bankacılık sektörünün geneline ait yüzde 3,2'lik ortalamanın iki katından fazla bir seviyeye karşılık geliyor. Benzer şekilde, bireysel kredi kartlarındaki yüzde 5,7'lik oran da genel riski katlayarak borç krizinin ağırlıklı olarak hanehalkı kredilerinde yoğunlaştığını gözler önüne seriyor.