KÜRESEL ARENADA TÜRK RÜZGARI
Türkiye, küresel ekonomik arenadaki ağırlığını her geçen gün artırırken, Türk yatırımcıların yurt dışındaki ayak izleri stratejik bir büyüme trendine işaret ediyor. Ticaret Bakanlığı tarafından titizlikle yürütülen "Yurt Dışı Yatırım Anketi" sonuçları, yerli sermayenin uluslararası pazarlarda nasıl devasa bir güce dönüştüğünü gözler önüne serdi. 2025 yılı sonu itibarıyla yapılan tespitlere göre, Türkiye merkezli gerçek ve tüzel kişilerin tam 128 ülkede doğrudan yatırımı bulunuyor. Küresel pazarlara yayılan bu yatırımların toplam sayısı ise 2 bin 251’e ulaşmış durumda.
Sermaye Gücü 70 Milyar Dolar Eşiğinde
Anket sonuçlarından derlenen verilere göre, Türk iş dünyasının sınır ötesindeki yatırımlarının toplam sermaye pozisyonu, bir önceki yıla oranla ciddi bir sıçrama gerçekleştirdi. 2024 yılında 60,1 milyar dolar seviyesinde olan yurt dışı sermaye hacmi, 2025 sonu itibarıyla 69,2 milyar dolara yükseldi.
Öte yandan, yatırımcılar ile yurt dışındaki iştirakleri arasındaki borç ilişkilerinin de hesaba katıldığı "net yatırım pozisyonu" incelendiğinde, Türkiye kaynaklı küresel yatırımların ulaştığı gerçek finansal büyüklük 72,1 milyar dolar gibi tarihi bir seviyeye ulaştı. Bu veriler, Türk şirketlerinin sadece geçici projelerle değil, kalıcı ve sürdürülebilir sermaye ortaklıklarıyla dünyada kök saldığını kanıtlıyor.
Türk Yatırımcısının Gözdesi Yine Avrupa Oldu
Küresel harita üzerinde yapılan bölgesel dağılım analizleri, Türk sermayesinin stratejik rotasını da net bir şekilde ortaya koyuyor. Yerli yatırımcıların en güvenli ve verimli bulduğu pazar, geleneksel olarak ticari bağların güçlü olduğu Avrupa coğrafyası oldu.
Toplam 2 bin 251 yatırımın aslan payını oluşturan 846 iştirak, Avrupa Birliği (AB) sınırları içinde faaliyet gösteriyor. AB'yi, "diğer Avrupa ülkeleri" kategorisinde yer alan Birleşik Krallık, Rusya, Balkan ülkeleri, İsviçre, Norveç ve Doğu Avrupa takip etti; Türk girişimciler bu bölgede tam 464 yatırıma imza attı.
Asya ve Kuzey Amerika Radara Girdi
Türk iş dünyası yalnızca Avrupa ile sınırlı kalmayıp, alternatif ve büyüyen pazarlarda da operasyonlarını hızlandırdı. Yakın ve Orta Doğu Asya bölgesi 256 Türk yatırımıyla dikkat çekerken, uzak coğrafyalardaki diğer Asya ülkelerinde 246 sermaye üssü kuruldu. Küresel ticaretin kalbinin attığı Kuzey Amerika pazarında ise Türk şirketlerine ait 220 stratejik yatırım bulunuyor. Bu dağılım, Türk markalarının ve yatırımcılarının riskleri bölerek küresel ölçekte tam anlamıyla çok uluslu bir kimliğe büründüğünü gösteriyor.