ABD yönetiminin Orta Doğu stratejisine dair perde arkası detaylar, Tel Aviv siyasetinde yeni bir krizin fitilini ateşledi. ABD Başkanı Donald Trump’ın Özel Temsilcisi ve damadı Jared Kushner’in, İsrail’in Katar saldırısı sonrası uluslararası alanda yaşadığı diplomatik yalnızlığı Gazze’de bir anlaşma sağlamak adına kaldıraç olarak kullandıklarını ima eden açıklamaları, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun partisi Likud’un tepkisini çekti.
Diplomatik Tecrit Ateşkes Masasına mı Taşındı?
Kushner’in kapalı kapılar arkasında yürütülen diplomasiye ve İsrail üzerindeki baskı mekanizmalarına dikkat çeken ifadeleri, Washington-Tel Aviv hattındaki stratejik görüş ayrılıklarını yeniden gün yüzüne çıkardı. Kushner, Tel Aviv’in bölgesel hamleleri sonrasında giderek artan uluslararası tecridin, tarafları Gazze’de nihai bir uzlaşıya zorlamak adına diplomatik bir fırsat penceresine dönüştürüldüğünü dile getirmişti.
Likud Cephesinden Net Mesaj: "Baskıyla Karar Aldıramazlar"
Kushner’in çıkışı üzerine yazılı bir açıklama yayımlayan Likud Partisi, İsrail hükümetinin güvenlik ve diplomasi politikalarında dış yönlendirmelerle hareket etmediğini vurguladı. Netanyahu liderliğindeki iktidar partisi, Başbakan'ın ulusal çıkarlar ve devlet güvenliği doğrultusunda karar aldığını belirterek, herhangi bir diplomatik baskının Tel Aviv’in stratejik hedeflerini değiştiremeyeceğinin altını çizdi.
Gazze Masasında Güç Dengeleri ve Gözlerin Çevrildiği Yeni Süreç
İsrail iç siyasetinde geniş yankı uyandıran bu polemik, Gazze’de yürütülen müzakerelerin ne kadar hassas bir dengede ilerlediğini bir kez daha gösterdi. Müttefikler arasında yaşanan bu açık söz düellosu, önümüzdeki dönemde hem ABD’nin bölge diplomasisini hem de Netanyahu hükümetinin masadaki tutumunu nasıl şekillendireceği sorusunu beraberinde getiriyor.