Business Ekonomi Dünya Uluslararası Af Örgütü’nden İsrail için ağır rapor

Uluslararası Af Örgütü’nden İsrail için ağır rapor

Uluslararası Af Örgütü, İsrail’in Lübnan’ın güneyinde gerçekleştirdiği ve aralarında 12 çocuğun da bulunduğu 24 sivilin hayatını kaybettiği hava saldırılarının "savaş suçu" kapsamında incelenmesini talep etti.

Uluslararası Af Örgütü’nden İsrail için ağır rapor

Uluslararası Af Örgütü’nden İsrail İçin "Savaş Suçu" Soruşturması Çağrısı

Londra merkezli insan hakları kuruluşu Uluslararası Af Örgütü (Amnesty), İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyine yönelik gerçekleştirdiği askeri operasyonları mercek altına aldı. Örgüt tarafından hazırlanan kapsamlı raporda, Mart ayında düzenlenen ve çok sayıda sivilin yaşamını yitirmesine neden olan üç ayrı hava saldırısının "savaş suçu" teşkil ettiği ve derhal uluslararası hukukun konusu olması gerektiği vurgulandı.

Siviller Doğrudan Hedef Alındı: 12’si Çocuk 24 Kayıp

Uluslararası Af Örgütü'nün saha araştırmaları ve toplanan delillere dayandırdığı açıklamaya göre; İsrail ordusu 6, 12 ve 13 Mart tarihlerinde Lübnan'ın güneyindeki Sur, Sayda ve Nebatiye bölgelerindeki yerleşim yerlerini hedef aldı. Thakana ve Rahbat mahalleleri ile Irkay köyünde sivil konutları yerle bir eden bu bombardımanlarda, yaşları 5 ile 16 arasında değişen 12 çocuk, hamile bir kadın dahil olmak üzere toplam 24 sivil can verdi. Saldırılarda en az 18 kişinin de ağır yaralandığı bildirildi.

Örgüt, elde edilen somut bulguların, İsrail Silahlı Kuvvetleri'nin uluslararası insancıl hukuku sistematik olarak ihlal ettiğine dair "makul dayanaklar" sunduğunu belirtti. Raporda, saldırıların askeri hedefler gözetilmeksizin yapıldığı ve sivil kayıpları önlemeye yönelik hiçbir tedbir alınmadığı altı çizilerek açıkça hukuk dışı olunduğuna işaret edildi.

"Çocukların Bedenleri Enkazdan Çıkarılıyor"

İsrail ordusunun Lübnan coğrafyasındaki sivil hassasiyetini tamamen göz ardı ettiğini belirten Uluslararası Af Örgütü Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölge Direktör Yardımcısı Kristine Beckerle, durumun vahametini şu sözlerle özetledi:

"Yalnızca bir haftalık zaman diliminde, İsrail askeri operasyonları Lübnan'da çocuk yaştaki bireyler de dahil olmak üzere bütün bir aile soyunu haritadan sildi. Sivil yaşama karşı sergilenen bu korkunç umursamazlık ve yıkım döngüsü daha ne kadar sürecek? Dünyanın, ailelerin enkaz altından çocuklarının cansız bedenlerini çıkarmasına daha fazla seyirci kalmaması gerekiyor."

Beckerle, küresel güçlerin ve uluslararası toplumun zaman kaybetmeden harekete geçmesi gerektiğini savunarak, tüm devletleri İsrail'e yönelik kapsamlı bir askeri ambargo uygulamaya ve sorumluların evrensel yargı ilkeleri çerçevesinde cezalandırılması için adımlar atmaya çağırdı.

Yeni Anlaşmalar Adaletin Önünde Engel mi?

Raporda, ABD arabuluculuğunda hayata geçirilen son İsrail-Lübnan mutabakatının, mağdurlar adına adaletin tecelli etmesini zorlaştırabileceği endişesine de yer verildi. Diplomatik hamlelerin cezasızlığı meşrulaştırmaması gerektiğini ifade eden Beckerle, "Saldırılardan kurtulan tanıkların anlatımları, adaletin sağlanamadığı bir ortamda İsrail’in hukuk tanımazlığının ne denli ürkütücü boyutlara ulaştığını gözler önüne seriyor" dedi.

Beyrut Yönetimine "Uluslararası Ceza Mahkemesi" Çağrısı

Adli sürecin tıkanmaması adına Lübnan hükümetine de kritik bir sorumluluk düştüğünü hatırlatan Af Örgütü, Beyrut makamlarını kararlı bir duruş sergilemeye davet etti. Kristine Beckerle, Lübnan'ın kendi topraklarında işlenen insanlık suçlarına karşı uluslararası mekanizmaları devreye sokması gerektiğini belirterek şu çağrıda bulundu:

"Lübnan yönetimi, Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) kendi egemenlik alanındaki suçları yargılama yetkisi tanımalıdır. Uluslararası adalet arayışına omuz vererek bağımsız, tarafsız ve güvenilir iç soruşturma mekanizmalarını acilen başlatmalıdır. Hem yerel hem de küresel düzeyde koordineli bir adım atılmadığı sürece, bu kanlı cezasızlık sarmalı son bulmayacaktır."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız