Uluslararası Af Örgütü İsrail'in İlhak Stratejisini Deşifre Etti
Uluslararası Af Örgütü (Amnesty), işgal altındaki Filistin topraklarında yaşanan hak ihlallerini ve demografik yapıyı değiştirme çabalarını mercek altına alan sarsıcı bir rapor yayımladı. Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenen basın toplantısında kamuoyuna duyurulan raporda, İsrail yönetiminin Batı Şeria’nın özellikle C Bölgesi’nde "devlet güdümlü ve planlı bir etnik temizlik" stratejisi yürüttüğü vurgulandı. Bölgedeki Filistinli Bedevi ve çoban topluluklarını hedef alan sistematik baskılar, uluslararası hukukun açık bir ihlali olarak nitelendirildi.
"Birkaç Radikalin Değil, Devletin Kasıtlı Politikası"
Raporun bulgularını paylaşan Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnes Callamard, Batı Şeria'da yaşanan mülksüzleştirme ve zorla yerinden etme süreçlerinin münferit olaylar olmadığının altını çizdi. Callamard, yaşananların aşırılık yanlısı birkaç yerleşimcinin ya da kabinedeki bazı bakanların bireysel inisiyatifiyle açıklanamayacağını belirterek, "Tanık olduğumuz süreç; doğrudan devlet eliyle yönlendirilen, kasıtlı ve organize bir ilhak dalgasıdır. Bu süreç, tüm dünyanın gözleri önünde pervasızca ilerletilmektedir" ifadelerini kullandı.
Yıkılan Yuvalar ve Zoraki Göç
Yayımlanan raporda, Ocak 2023 ile Nisan 2026 arasındaki dönemi kapsayan çarpıcı verilere yer verildi. Bu süre zarfında, çoğunluğu geleneksel yaşamlarını sürdüren Bedevi ve çoban topluluklarına ait en az 117 yerleşim biriminin tamamen ya da kısmen haritadan silindiği aktarıldı. Rapora göre, Filistinlilere ait 3 bin 407 ev ve yapı yerle bir edilirken, sadece nisan ayı itibarıyla en az 5 bin 910 Filistinli yerinden yurdundan edildi. Filistinlilerin yaşam alanları daraltılırken, birçoğu 2023 yılından sonra inşa edilen 363 kaçak yerleşim noktasının kurulması dikkat çekti.
Tarihin En Yoğun Konut Onayı Dönemi
İsrail hükümetinin C Bölgesi'ni resmi olarak ilhak etmeyi amaçlayan koordineli bir politika izlediği, idari yetkilerin askeri yönetimden sivil organlara devredilmesiyle de kanıtlandı. Raporda yer alan verilere göre, İsrail makamları 2023-2025 yılları arasında toplamda 50 bin 785 konutluk devasa yeni yerleşim projelerini onay mekanizmalarından geçirdi. Özellikle 2025 yılında tek bir senede 27 bin 941 konut projesine onay verilmesi, bölgedeki yerleşim faaliyetlerinde tarihi bir rekor olarak kayıtlara geçti.
"Uluslararası Toplumun Zımni Hoşgörüsü Sona Ermeli"
Genel Sekreter Agnes Callamard, batılı hükümetlerin ve uluslararası yapıların bu kriz karşısındaki tutumunu da sert bir dille eleştirdi. Küresel aktörlerin bugüne kadar sergilediği pasif tutumun, ihlallere zımni bir onay anlamına geldiğini ifade eden Callamard, bu hoşgörü döneminin artık kapanması gerektiğini söyledi.
Uluslararası Af Örgütü, başta İsrail üzerinde siyasi ve ekonomik nüfuzu bulunan ülkeler olmak üzere tüm devletlere acil bir çağrıda bulundu. Örgüt; işgale, ayrımcı rejime ve etnik temizlik politikalarına doğrudan ya da dolaylı olarak katkı sağlayan tüm ticari ortaklıkların, yatırımların ve askeri-lojistik işbirliklerinin derhal askıya alınmasını talep etti.