Business Ekonomi Dünya Batı Şeria’da sessiz kuşatma: Tarihi Filistin köyü haritadan mı siliniyor?

Batı Şeria’da sessiz kuşatma: Tarihi Filistin köyü haritadan mı siliniyor?

İsrail’in Batı Şeria’da bütçe ayırdığı devasa yerleşim yolları, tarihi Marda köyünü adeta bir açık hava hapishanesine çevirirken asırlık zeytin bahçelerini de hızla yutuyor.

Batı Şeria’da sessiz kuşatma: Tarihi Filistin köyü haritadan mı siliniyor?
KAYNAK: (AA)

Batı Şeria’nın Marda Köyü Coğrafi Kıskaç Altında

İşgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilerin yaşam alanlarını daraltan coğrafi müdahaleler, son dönemde yeni bir boyut kazandı. Kuzeydeki Selfit kentine bağlı tarihi Marda köyü, İsrail’in bölgedeki en büyük yasa dışı yerleşim birimlerinden biri olan "Ariel"in genişleme hamleleriyle tamamen sarılma tehlikesiyle karşı karşıya. İş makinelerinin zeytinlikleri düzleştirerek açtığı yeni yollar, yerel halkın geçim kaynaklarını elinden alırken, köyün dış dünyayla olan bağını da kopma noktasına getiriyor.

Toprakların Üçte İkisi Kamulaştırma Adı Altında Elinden Alındı

Marda Köy Konseyi Başkanı Sadık el-Hafeş, bölgede yürütülen faaliyetlerin sıradan bir genişlemeden öte, sistematik bir mülksüzleştirme politikasının yeni bir aşaması olduğuna dikkat çekiyor. Köyün sahip olduğu yaklaşık 9 bin 500 dönümlük arazinin yarıya yakını (4 bin 500 dönümü) halihazırda Ariel yerleşim birimi tarafından yutulmuş durumda. Buna ek olarak "Samara Geçiş Yolu" adı verilen altyapı projesi için de yüzlerce dönüm araziye el konuldu.

Genişleyen çevre yolları ve askeri altyapı projeleri nedeniyle yerel halkın imar ve yaşam alanı olarak kullanabildiği alan ise sadece 700 dönümle sınırlandırıldı. Bu sınırın dışındaki her türlü yapılaşma ise İsrail makamları tarafından "C Bölgesi" kuralları gerekçe gösterilerek sert şekilde engelleniyor.

Giriş ve Çıkışlar Kapatıldı: "Köyümüz Büyük Bir Hapishaneye Döndü"

Köyün maruz kaldığı baskı yalnızca toprak kaybıyla sınırlı değil; hareket özgürlüğü de büyük ölçüde kısıtlanmış durumda. Batı girişinin neredeyse tamamen kapatıldığı, doğu girişinde ise sıkı askeri kontrollerin uygulandığı Marda köyü, tam bir tecrit hayatı yaşıyor. Giriş ve çıkışların İsrail ordusunun kontrolünde olduğunu belirten Hafeş, en küçük bir gerilimde kapıların kilitlendiğini ve Marda'nın çevre Filistin bölgelerinden tamamen izole edilerek devasa bir hapishaneye dönüştürüldüğünü vurguluyor.

İşgalden Daha Yaşlı Zeytin Ağaçları Hedefte

Bölgedeki yıkımın ekonomik ve insani boyutunu en derinden hissedenler ise toprakla geçinen çiftçiler oluyor. Köy sakinlerinden Celal el-Hafeş, yeni yol yapımı çalışmaları nedeniyle sadece kendi ailesine ait 15 dönümlük arazinin zarar gördüğünü ve kısa süre içinde 120’den fazla zeytin ağacının askeri koruma eşliğinde söküldüğünü anlatıyor.

Sökülen bazı ağaçların bölgedeki işgal tarihinden bile daha yaşlı olduğunu ifade eden Filistinli çiftçi, yaşananları şu sözlerle özetliyor:

"Onlar asırlık ağaçlarımızı söküyor, biz inatla yenilerini dikiyoruz. Çünkü bu toprak bizim için sadece bir geçim kaynağı değil; tarihimiz, kimliğimiz ve onurumuzdur."

Altyapı Bütçesi ve Yasa Dışı Genişleme

Marda köyünde gözlenen hareketlilik, İsrail hükümetinin Batı Şeria genelindeki yerleşim birimlerini birbirine bağlamak amacıyla ayırdığı 1 milyar şeklin (yaklaşık 270 milyon dolar) üzerindeki devasa bütçenin ardından hız kazandı. Resmi planlara göre bu bütçe yerleşimcilerin güvenli ve hızlı ulaşımını hedeflese de, sahadaki gerçeklik yüz binlerce Filistinlinin arazisinin parçalanması ve köylerin birbirinden tamamen koparılması anlamına geliyor.

Sivil toplum kuruluşlarının verilerine göre, işgal altındaki Batı Şeria'da 3 milyona yakın Filistinliye karşılık, uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul edilen 365 yerleşim biriminde yaşayan 500 bini aşkın yerleşimci bulunuyor. Bu yerleşim ağının genişlemesiyle birlikte yerel halka ve tarım arazilerine yönelik saldırıların da geometrik olarak artması, bölgedeki insani krizi her geçen gün daha da derinleştiriyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız