Trump İran Mutabakatının Sınırlarını Çizdi
Fransa'da diplomatik temaslarını sürdüren ABD Başkanı Donald Trump, dünya gündemine bomba gibi düşen açıklamalara imza attı. Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile gerçekleştirdiği ikili görüşme öncesinde kameraların karşısına geçen Trump, ABD ve İran arasında varılan yeni mutabakata dair stratejik değerlendirmelerde bulundu. Metnin bir "uzlaşma zaptı" olduğunu hatırlatan ABD lideri, Tahran'ın adımlarını yakından izlediklerini ve kurallara uyulmaması durumunda askeri güç kullanmaktan çekinmeyeceklerini vurguladı.
Trump, anlaşmanın geleceğine dair yaptığı sert açıklamada, "Eğer bu mutabakat hoşuma gitmezse ya da kurallara uygun davranmazlarsa, geri dönüp onları vurmaya devam ederim. Başlarının tam ortasına bombaları bırakırız" diyerek askeri seçeneğin her an masada olduğunu net bir şekilde ifade etti.
"Piyasalar Rahatladı, Hürmüz Boğazı Tamamen Açılıyor"
İran ile varılan uzlaşmanın küresel ekonomi üzerindeki olumlu yansımalarına dikkat çeken Donald Trump, anlaşmanın alternatifi olabilecek senaryoları "küresel bir buhran" olarak nitelendirdi. Yapılan hamle sayesinde petrol fiyatlarının kriz öncesi dönemdeki makul seviyelere gerilediğini söyleyen Trump, Demokrat muhalefeti de hedef alarak halkın alım gücünü koruduklarını savundu.
Bölgesel ticaret ağları açısından hayati öneme sahip olan lojistik hatlara da değinen ABD Başkanı, "Hürmüz Boğazı şu an kısmi olarak trafiğe açıldı. Çok kısa bir süre içinde, yarın ya da ertesi gün tamamen açılmış olacak" müjdesini verdi. Yeni dönemin en büyük farkının İran'ın nükleer silahlardan arındırılması olduğunu iddia eden Trump, bu durumun küresel piyasalarda büyük bir memnuniyet yarattığını dile getirdi.
"Tahran'a Tek Bir Kuruş Bile Yatırım Yapmıyoruz"
Washington koridorlarında dolaşan "İran'a finansal destek sağlanacağı" yönündeki iddialara da doğrudan yanıt veren Trump, ABD'nin bu uzlaşma kapsamında karşı tarafa hiçbir şekilde para aktarmayacağını kesin bir dille ifade etti. "Oraya 10 cent bile koymuyoruz, kimseye yatırım izni verilmedi" diyen Trump, geçmiş dönemlerde izlenen politikalara da sert eleştiriler yöneltti.
Eski Başkan Barack Obama döneminde imzalanan nükleer anlaşmayı (JCPOA) ağır sözlerle hedef alan Trump, o dönemde Tahran'a milyarlarca dolar verildiğini hatırlattı. Kendisinden önceki yönetimlerin 47 yıl boyunca İran tarafından "dolandırıldığını" öne süren ABD lideri, geçmişte görev yapan başkanların aksine İran’ın askeri kabiliyetine ağır darbeler vurduklarını belirtti. Kendi döneminde düzenlenen operasyonla öldürülen Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani'yi hatırlatan Trump; İran’ın donanmasını, hava kuvvetlerini, uçaklarını ve radar sistemlerini neredeyse tamamen devre dışı bıraktıklarını iddia etti.
Kahire İle Stratejik Ortaklık ve Nil Nehri Diplomasisi
Mısır ile olan ilişkilerin her geçen gün daha da kuvvetlendiğini belirten Trump, Cumhurbaşkanı Sisi ile ticaret başta olmak üzere pek çok kritik başlığı ele alacaklarını söyledi. Görüşmenin en önemli bölgesel maddelerinden biri ise Doğu Afrika'daki su krizi oldu. Etiyopya'nın inşa ettiği Hedasi (Nahda) Barajı nedeniyle Nil Nehri'nin su seviyesinde düşüş yaşandığını kaydeden Trump, bu durumun Mısır için hayati bir sorun teşkil ettiğini ve çözümü için Washington'ın devrede kalacağını aktardı.
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ise ABD'nin Orta Doğu'da barış ve istikrarı yeniden tesis etmeye yönelik diplomatik çabalarını takdirle karşıladıklarını belirtti. ABD ile İran arasında sağlanan mutabakat için Trump'a teşekkür eden Sisi, ayrıca Nil Nehri su krizi ve baraj anlaşmazlığı konularında Washington yönetiminin Kahire'ye verdiği güçlü desteğin kendileri için çok değerli olduğunu sözlerine ekledi.