Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Rusya’nın Ukrayna-Polonya sınırındaki demir yolu altyapısını hedef alan İHA saldırısına ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Finlandiya’da gerçekleşen Avrupa Arktik Zirvesi öncesinde konuşan Kallas, Rusya'nın Batı dünyasına açık bir gözdağı verme arayışında olduğunu ifade etti.
Avrupalı Siyasetçilerin Geçişinden Dakikalar Sonra Bombalandı
Edinilen bilgilere göre, aralarında İngiltere eski Başbakanı Boris Johnson, İsveç eski Başbakanı Carl Bildt ve İngiltere Ulusal Güvenlik Danışmanı Jonathan Powell’ın da yer aldığı üst düzey Avrupalı siyasetçi ile diplomatları taşıyan tren, Ukrayna-Polonya sınır hattından geçtikten sadece birkaç dakika sonra bölgeye Rus insansız hava araçları (İHA) tarafından saldırı düzenlendi. Saldırıda aynı hat üzerindeki başka bir trenin hedef alındığı belirtildi.
Gelişmeyi değerlendiren Kaja Kallas, hava saldırısının tesadüf olmadığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Bu eylemin arkasındaki açık hedef, Batılı ülkeleri Ukrayna’ya destek vermekten, bu desteği sahada göstermek amacıyla bölgeyi ziyaret etmekten caydırmak ve onları korkutmaktı."
"Moskova’nın Nihai Hedefi Sadece Ukrayna Değil"
AB'nin Ukrayna’ya sağladığı desteğin aksatılmadan sürdürülmesi gerektiğinin altını çizen Kallas, geri adım atılması halinde Rusya’nın stratejik hedeflerine ulaşacağını belirtti. Moskova’nın planlarının yalnızca Ukrayna'yı bölmekle sınırlı kalmadığını savunan Kallas, "Daha önce de defalarca dile getirdiğim gibi, bu onların nihai hedefi değil; asıl amaçları çok daha fazlası. Bu nedenle Batı olarak kararlı ve net bir duruş sergilemek zorundayız," şeklinde konuştu.
Arktik Bölgesinde Tırmanan Güç Mücadelesi
Açıklamalarında ekim ayında sunulması planlanan yeni AB Arktik Stratejisi’ne de değinen Kallas, iklim değişikliğinin küresel dengeleri değiştirdiğine vurgu yaptı. Rusya’nın Arktik bölgesinde Sovyetler Birliği döneminden kalan askeri üsleri modernize ederek yeniden aktif hale getirdiğini aktaran Kallas; eriyen buzullarla birlikte yeni deniz yollarının açıldığını ve bölgedeki güç mücadelesinin gözle görülür bir şekilde tırmandığını belirtti.