Lübnan Sınırında Kritik Değişim
Orta Doğu’da diplomatik hamleler ve ateşkes görüşmeleri devam ederken, askeri sahada dengeleri değiştirecek kritik bir gelişme yaşandı. İsrail ordusu, yaklaşık 8 aydır Lübnan'ın güneyinde konuşlu olan ve kara operasyonlarındaki en vurucu güçlerden biri olarak kabul edilen "Givati Tugayı"nın bölgedeki askeri misyonunu sonlandırdığını duyurdu.
Geri çekilme kararı, ülkenin kuzeyinde yer alan Filon Üssü'nde düzenlenen resmi bir askeri törenle ilan edildi. Kuzey Komutanlığı Komutanı Tümgeneral Ori Gordin'in de katıldığı törende, tugayın sahadaki operasyonel sürecinin sona erdiği resmen kayıtlara geçti.
Sınır Hattındaki Misyonun Detayları Paylaşıldı
İsrail askeri kanadından yapılan yazılı açıklamada, Givati Tugayı’nın sınır hattındaki savunma faaliyetlerinin ardından Lübnan'ın güney bölgelerine yönelik geniş çaplı saldırılarda görev aldığı belirtildi. Operasyonların özellikle Hıyam ve Bint Cubeyl bölgeleri ile Litani Nehri'nin kuzeyini kapsayan stratejik hatlarda yoğunlaştığı aktarıldı.
Ordunun iddialarına göre, operasyonel süreç boyunca Hizbullah’a ait yüzlerce askeri altyapı tesisi imha edilirken, çok sayıda örgüt unsuru etkisiz hale getirildi ve binden fazla silaha el koyuldu. Ancak resmi açıklamada, bu kritik çekilmenin diplomatik süreçlerle bağlantısına ya da rutin bir rotasyon planı olup olmadığına dair net bir detay verilmemesi dikkat çekti.
İsrail Basınında 'Tampon Bölge' ve 'Yeniden Konuşlanma' Analizleri
Askeri kararın perde arkası, İsrail medyasında geniş yankı uyandırdı ve farklı senaryoları beraberinde getirdi. Ülkenin köklü gazetelerinden Haaretz, Givati Tugayı’nın hareketliliğini topyekûm bir geri çekilme olarak görmemek gerektiğinin altını çizdi. Gazete, bu hamlenin Lübnan ile yürütülen diplomatik müzakereler ve uluslararası denetim mekanizmaları çerçevesinde, pilot bölgeler ile "Sarı Hat"tan kısmi geri çekilmeleri içeren daha geniş bir askeri koordinasyon planının parçası olduğunu ileri sürdü.
Öte yandan Yediot Ahronot gazetesi, kararın siyasi ve operasyonel baskıların bir sonucu olduğunu savundu. Gazetenin analizine göre, Tel Aviv yönetiminin asıl amacı bölgedeki varlığını tamamen bitirmek değil; sınır hattında kalıcı, güvenli bir "tampon bölge" mekanizması inşa etmek.
Askeri Güç 5 Tümenden 2 Tümene Düşürüldü
Givati Tugayı’nın Lübnan’daki toplam askeri güç içerisindeki tam ağırlığı resmi olarak bilinmese de, bölgedeki genel askeri varlığın ciddi oranda azaltıldığı belgelendi. İsrail Ordu Radyosu’nun paylaştığı verilere göre, askeri komuta kademesi Lübnan'ın güneyindeki askeri yoğunluğu 5 tümenden 2 tümene düşürme kararı aldı. Bu askeri tenkisatın, sınır köylerindeki Hizbullah altyapısının çökertilmesi hedeflerine ulaşıldığı gerekçesiyle ve ABD arabuluculuğunda 26 Haziran’da imzalanan çerçeve anlaşmasıyla eş zamanlı yürütüldüğü ifade ediliyor.
Ateşkes Süreci ve Sahadaki Ağır Bilanço
İsrail ordusunun geçtiğimiz mart ayından bu yana Lübnan'ın güneyinde tırmandırdığı ve geniş alanları işgal altında tuttuğu askeri süreç, arkasında çok ağır bir insani bilanço bıraktı. Yaşanan çatışma ve bombardımanlarda bugüne kadar 4 bin 298 kişi yaşamını yitirirken, Lübnan hükümeti yerinden edilen sivillerin sayısının 1 milyonu aştığını duyurmuştu.
Bölgedeki diplomatik trafik ise inişli çıkışlı bir seyir izliyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın nisan ayında duyurduğu geçici ateşkes uzatmalarının ardından, haziran ayında Pakistan arabuluculuğunda İran ve ABD arasında varılan 14 maddelik mutabakat, Lübnan da dahil olmak üzere geniş çaplı bir çatışmasızlık ortamını hedefliyordu. Son olarak 26 Haziran’da Washington’da imzalanan çerçeve anlaşması sonrası Givati Tugayı’nın sahadan çekilmesi, bölgede yeni bir dönemin başlangıcı olarak yorumlanıyor.