Orta Doğu’da aylardır devam eden askeri gerilimin ardından, Lübnan ile İsrail arasındaki diplomatik temaslarda dikkate değer gelişmeler yaşanıyor. Lübnan Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan resmi bilgilendirmede, Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ın iki ülke arasındaki müzakere süreçlerine yönelik kritik değerlendirmelerine yer verildi. Müzakere masasında ivme yakalandığını vurgulayan Avn, diplomasinin getirdiği sonuçların, bir ülkeyi felakete sürükleyen savaş senaryolarından katbekat daha kazançlı olduğunu ifade etti.
"Çerçeve Anlaşması Saldırıların İvmesini Kesti"
Washington’da gerçekleştirilen doğrudan temasların 5. oturumu neticesinde 26 Haziran tarihinde sağlanan "çerçeve anlaşması"na değinen Lübnan Cumhurbaşkanı, bu diplomatik adımın sahaya doğrudan yansıdığını belirtti. Mutabakatın ardından ülke topraklarını hedef alan İsrail hava ve kara saldırılarında gözle görülür bir azalma yaşandığına dikkat çeken Avn, bu durumun vatanlarına dönmeyi bekleyen Lübnan vatandaşları açısından büyük bir moral kaynağı oluşturduğunu ve yaz döneminde ülkeye dönüşleri hızlandırdığını aktardı.
"Tek Bir İşgal Askerine Dahi Müsaade Etmeyeceğiz"
Lübnan kamuoyunun ortak paydada birleştiği temel ilkeleri sıralayan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, işgal altındaki toprakların özgürleştirilmesi, esirlerin salıverilmesi ve yıkıma uğrayan kentlerin süratle imar edilmesinin ulusal bir hedef olduğunu belirtti. İsrail'in varlığına dair tavizsiz bir tutum sergileyen Avn, şu kararlı ifadeleri kullandı:
"Kararlılığımız nettir; vatanımızın tek bir karışında dahi İsrail varlığının sürdürülmesine izin vermeyiz. Ülke sınırlarımız içerisinde tek bir İsrail askerinin kalmasına müsaade etmeyeceğiz."
"Lübnanlı Olmayan Hesapların Savaş Alanı Olamayız"
Kamuoyunda sıkça dile getirilen "Güçle kaybedilen ancak güç kullanılarak geri alınır" anlayışına da sahadaki somut gerçekler üzerinden yanıt veren Avn, yaşanan sürecin bu tezi boşa çıkardığını vurguladı. Özellikle ülkenin güney vilayetlerinde yaşayan halkın artık huzur, emniyet ve istikrar içinde bir yaşamı hak ettiğine işaret eden Lübnan Cumhurbaşkanı; Lübnan’a ait olmayan ajandalar ve bölgesel aktörlerin hedefleri uğruna ülkenin ve Lübnan halkının yeni çatışmalara sürüklenmemesi gerektiğinin altını çizdi.
Masadaki Müzakere Süreci Ve Ateşkesin Arka Planı
İsrail ordusunun 2 Mart tarihinde başlattığı ve Lübnan’ın güney beldelerini hedef alan geniş çaplı askeri operasyonlar, 1 milyondan fazla Lübnanlının yerinden edilmesine ve Sağlık Bakanlığı verilerine göre 4 bin 335 kişinin yaşamını yitirmesine yol açmıştı.
Taraf devletler arasında 17 Nisan’da devreye giren ve müteaddit defalar uzatılan ateşkes kararına rağmen zaman zaman sahada ihlaller yaşansa da, ABD arabuluculuğunda yürütülen diplomatik temaslar ivme kazanmıştı. Washington'daki çerçeve anlaşmasının ardından son olarak 4-6 Ağustos tarihleri arasında İtalya’nın başkenti Roma’da gerçekleştirilen 7. tur görüşmeleri, krizin çözümü noktasındaki diplomatik kanalların açık tutulduğunu gösteriyor.