Filipinler’de gerçekleştirilecek Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) Zirvesi öncesinde basının karşısına geçen ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, küresel deniz ticaretinin merkez noktalarından Hürmüz Boğazı’ndaki tırmanan gerilime ilişkin kritik değerlendirmelerde bulundu. Rubio, İran hükümeti içerisindeki bazı odakların Hürmüz Boğazı üzerinde mutlak denetim kurarak bu kritik geçidi küresel güçlere karşı bir baskı aracına dönüştürmek istediğini iddia etti.
Uluslararası toplumun bu tehlikenin farkına varması gerektiğini belirten ABD’li Bakan, ticaret gemilerine yönelik saldırıların devam etmesi halinde ABD'nin kararlı bir şekilde karşılık vereceğini vurguladı.
"Hedefimiz Sadece Ticari Deniz Yollarını Güvenceye Almak"
Süreç dahilinde gerçekleştirilen askeri hamlelerin sınırlarına değinen Rubio, operasyonların tek amacının uluslararası seyrüsefer güvenliğini tehdit eden unsurları etkisiz hale getirmek olduğunu savundu. Dünya ekonomisinin bel kemiği sayılan deniz ticaretinin tek bir ülkenin inisiyatifine bırakılamayacağını ifade eden Bakan Rubio, tüm müttefik ve bölge ülkelerini seyrüsefer özgürlüğünü korumak adına ortak sorumluluk almaya davet etti.
Diplomasi Masası İçin 'Tutum Değişikliği' Şartı
Gerilimin tırmanmasına rağmen diplomasi kapısının tamamen kapatılmadığına işaret eden Marco Rubio, Washington’ın barışçıl çözümlere açık olduğunu ancak bunun ön şartının Tahran’ın sahadaki agresif yaklaşımından vazgeçmesi olduğunu dile getirdi. Rubio, kalıcı bir uzlaşı için İran yönetiminin tutumunu radikal biçimde değiştirmesi gerektiğini kaydetti.
Çin Zirvesi Öncesi "İletişim Kanalı" Vurgusu
Açıklamalarında küresel diplomasinin diğer sıcak başlıklarına da değinen Rubio, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in eylül ayında ABD’ye yapması planlanan ziyaretin hazırlıklarının sürdüğünü aktardı. İki süper güç arasında derin görüş ayrılıkları yaşandığını gizlemeyen ABD Dışişleri Bakanı, buna rağmen diyaloğun kesilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Rubio, "İki büyük küresel güç olarak hem birbirimize hem halklarımıza hem de tüm dünyaya karşı iletişim kanallarını açık tutma sorumluluğumuz var" ifadelerini kullandı.