Business Ekonomi Dünya İzlanda Avrupa Birliği kapısını yeniden mi açıyor?

İzlanda Avrupa Birliği kapısını yeniden mi açıyor?

Küresel güvenlik mimarisindeki sarsıntılar ve Kuzey Atlantik’te değişen jeopolitik dengeler, İzlanda’yı 13 yıl sonra yeniden Avrupa Birliği eksenine taşıdı. Ada ülkesi, dondurulan üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılması talebiyle yarın sandık başına gidiyor.

İzlanda Avrupa Birliği kapısını yeniden mi açıyor?

Kuzey Atlantik'in stratejik adası İzlanda, küresel güvenlik dengelerinin hızla değiştiği ve Arctic bölgesindeki rekabetin kızıştığı bir dönemde tarihi bir kararın eşiğine geldi. 2013 yılında askıya alınan Avrupa Birliği (AB) katılım müzakerelerinin yeniden başlatılması konusu, yarın düzenlenecek kritik referandumla halkın onayına sunuluyor.

Önce Müzakere Yetkisi, Sonra Nihai Karar

Reykjavík yönetimi tarafından yürütülen süreç, doğrudan bir üyelik oylaması niteliği taşımıyor. Hükümet, 2015 yılında halk oylaması yapılmaksızın tek taraflı olarak dondurulan görüşmelerin yarattığı meşruiyet tartışmalarını aşmak adına iki kademeli bir yol haritası benimsedi.

Yarın kurulacak sandıklarda halktan yalnızca Brüksel ile yarım kalan müzakere masasına dönülmesi için yetki istenecek. Müzakere sürecinin tamamlanması ve nihai şartların şekillenmesinin ardından, nihai katılım kararı için İzlanda halkı ikinci kez sandık başına çağrılacak.

Güvenlik Kaygıları ve Ekonomik Motivasyonlar Ön Planda

İzlanda'yı 13 yıl sonra yeniden AB eksenine yönelten en temel unsurların başında, Kuzey Atlantik'te derinleşen güvenlik belirsizlikleri geliyor. Askeri gücü bulunmayan ve savunmasını NATO ile ABD ikili anlaşmalarına dayandıran ada ülkesi, jeopolitik risklerin arttığı yeni dünya düzeninde Avrupa'nın güvenlik şemsiyesine daha yakın durmayı stratejik bir gereklilik olarak değerlendiriyor.

Öte yandan, son dönemde yaşanan ekonomik dalgalanmalar, yüksek enflasyon ve faiz oranları, İzlanda kronunun istikrarını tartışmaya açarken; Avro bölgesine dahil olma düşüncesi ekonomik entegrasyonu savunan kesimler için güçlü bir gerekçe oluşturuyor.

Balıkçılık Kotaları ve Egemenlik Dokunulmazlığı

İzlanda halihazırda Avrupa Ekonomik Alanı (EEA) ve Schengen Bölgesi üyesi olduğu için AB müstesnatına büyük oranda uyum sağlamış durumda. Ancak müzakere masasının yeniden kurulması halinde en sert pazarlıkların balıkçılık ve doğal kaynakların yönetimi başlıklarında yaşanması bekleniyor.

Ülke ekonomisinin ve milli kimliğinin temeli kabul edilen balıkçılık kotaları konusunda Reykjavík yönetiminin taviz vermeyeceği vurgulanırken, Brüksel ile yürütülecek temaslarda bu hassas dengelerin nasıl korunacağı merak konusu.

Sandıktan "evet" kararı çıkması halinde, Reykjavík hükümetinin müzakere sürecini hızla başlatması ve önümüzdeki dönemde Avrupa katılım sürecine ivme kazandırması öngörülüyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız