İsveç, parlamentodaki (Riksdag) 349 sandalyenin yanı sıra 21 bölgesel ve 290 yerel meclis üyesini belirlemek üzere sandık başına gidiyor. Ülkenin 7 Mart 2024 tarihinde NATO'ya resmen katılmasıyla beraber yenilenen ulusal güvenlik vizyonu, ekonomideki dalgalanmalar ve sosyal refah tartışmaları, seçmenin karar verme sürecinde belirleyici bir faktör olarak öne çıkıyor.
Sol ve Sağ Bloklar Arasında Yarış
Seçim öncesi kamuoyuna yansıyan son kamuoyu araştırmaları, muhalefet ile iktidar blokları arasında neredeyse eşitleşen bir oy oranına işaret ediyor. Eski Başbakan Magdalena Andersson liderliğindeki Sosyal Demokratlar öncülüğündeki merkez sol blok, Merkez Parti, Yeşiller Partisi ve Sol Parti desteğiyle yaklaşık yüzde 50,3'lük bir oy potansiyeline ulaşmış durumda.
Başbakan Ulf Kristersson liderliğindeki Ilımlı Muhafazakar Parti, Hristiyan Demokratlar ve Liberallerden oluşan mevcut sağ blok ise dışarıdan destekçi milliyetçi İsveç Demokratları ile birlikte yüzde 47,7 bandında seyrediyor. Aritmetik yapı, sandıktan çıkacak en küçük sürprizin dahi hükümet denkleminde tüm dengeleri değiştirebileceğini gösteriyor.
Aşırı Sağın Resmi İktidar Arayışı ve Tidö Anlaşması
2022'deki seçimlerde yüzde 20,5 oy oranıyla parlamentonun ikinci büyük gücü haline gelen ve "Tidö Anlaşması" kanalıyla hükümete dışarıdan destek sunan Jimmie Akesson liderliğindeki İsveç Demokratları, bu seçimle birlikte meclis dışı desteğini resmi bir koalisyon ortaklığına dönüştürmeyi hedefliyor. Göç karşıtı ve milliyetçi söylemleriyle bilinen partinin kabinede doğrudan yer alma ihtimali, ülkedeki siyasi dinamikleri temelden sarsabilecek bir eşik olarak değerlendiriliyor.
Dış Politika ve Filistin Tutumunda Yol Ayrımı
Sandıktan çıkacak tablonun, İsveç’in uluslararası arenadaki pozisyonunu doğrudan etkilemesi bekleniyor. 2014 yılında Filistin'i tanıyan ilk AB ülkelerinden biri olan İsveç'te mevcut sağ koalisyon, Ortadoğu politikalarında daha temkinli ve AB konjonktürüne paralel bir çizgi izliyor. İsveç Demokratlarının olası bir koalisyonda yer alması durumunda Filistin'in tanınması kararının geriye çekilmesi riski konuşulurken; sol bloğun iktidara gelmesi halinde ise İsrail'in işgal politikalarına dönük dönük yaptırım söylemlerinin ve insani yardımların artırılması hedefleniyor.
Rusya Tartışması ve Güvenlik Endişeleri
Seçim kampanyasının son kulvarında liderler seviyesindeki tartışmalar, Rusya kaynaklı dezenformasyon ve dış müdahale iddialarına odaklandı. Sosyal Demokrat Lider Andersson, sağ bloğun kilit aktörlerinden İsveç Demokratları bünyesindeki bazı isimlerin Rusya yanlısı propaganda faaliyetleriyle bağları olduğunu öne sürerek bu durumun ulusal güvenlik riski yarattığını belirtti. İsveç Demokratları kanadı ise iddiaları kesin bir dille reddediyor.
Katılım oranının geleneksel olarak yüksek seyrettiği ve son seçimde yüzde 84 olarak kaydedildiği ülkede, sandık sonuçları sadece İsveç'in iç dinamiklerini değil, Kuzey Avrupa ve AB genelindeki siyasi güç dengelerini de doğrudan etkileyecek.