Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna, modern yakın tarihin en uzun ve en yıkıcı kuşatmalarından birine tanıklık etti. 1992-1995 yılları arasında tam 1425 gün boyunca abluka altında tutulan kentte işlenen en ağır insanlık suçlarından biri olan İkinci Markale Pazar Yeri Katliamı, aradan geçen 31 yıla rağmen hafızalardaki yerini koruyor.
28 Ağustos 1995 tarihinde kenti çevreleyen tepelerden fırlatılan bir havan topu, pazar yerinde günlük rızkını arayan sivillerin arasına düştü; geride 43 ölü ve 84 ağır yaralı bıraktı.
Günlük Hayatın Katledildiği Nokta: Markale
Saraybosna kuşatması boyunca kent sakinleri sadece cephede değil, günlük yaşamın her anında ölümle burun buruna yaşadı. Su taşımak, ekmek kuyruğuna girmek ya da pazardan alışveriş yapmak gibi temel insani ihtiyaçlar, Sırp keskin nişancılar ve topçu birlikleri için birer hedefe dönüştü.
28 Ağustos 1995 günü Saraybosna'nın merkezindeki tarihi pazar yerinde toplanan kalabalık, kuşatma altındaki kentin zorlu şartlarında hayata tutunmaya çalışıyordu. Ancak acımasızca planlanan havan topu saldırısı, saniyeler içinde pazarı bir savaş alanına çevirdi. Saldırının bilinçli olarak sivillerin yoğun bulunduğu saatlerde ve pazar yerinde gerçekleştirilmesi, dönemin askeri stratejistleri ve uluslararası hukukçular tarafından halka korku ve panik yaymayı amaçlayan doğrudan bir terör eylemi olarak nitelendirildi.
Birinci Katliamın Yaraları Sarılmadan Gelen İkinci Darbe
28 Ağustos'taki trajedi, Markale pazar yerinin ilk tanıklığı değildi. Tarihler 5 Şubat 1994’ü gösterdiğinde yine aynı nokta hedef alınmış, fırlatılan havan topu nedeniyle 68 sivil yaşamını yitirmiş, 144 kişi ise yaralanmıştı.
İki büyük pazar yeri katliamı, Bosna Savaşı’nın seyredildiği uluslararası arenada bardağı taşıran son damla oldu. Sivillerin hedef alındığı bu vahşet, dünya kamuoyunu ayağa kaldırdı ve NATO’nun Sırp mevzilerine yönelik askeri müdahalesini tetikleyen en önemli diplomatik ve askeri kırılma noktalarından biri haline geldi.
Sorumlular Cezalandırıldı
Katliamın ardından uluslararası kurumlarca yürütülen detaylı incelemeler, top atışının kuşatmayı sürdüren Sırp birliklerinin kontrolündeki mevzilerden yapıldığını kesinleştirdi.
Lahey'deki Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICTY), yürüttüğü yargılamalar sonucunda saldırının sorumlularını mahkûm etti:
Saraybosna’yı kuşatan birliklerin komutanı Dragomir Milošević, sivillere yönelik terör ve katliam suçlarından hapis cezasına çarptırıldı.
Kuşatma boyunca kentte işlenen insanlık dışı suçlardan sorumlu tutulan bir diğer üst düzey Sırp komutan Stanislav Galić ise müebbet hapis cezası aldı.
11 Bin 541 Kayıp
44 ay süren ablukada Saraybosna, yaklaşık 2 bini çocuk olmak üzere toplam 11 bin 541 evladını toprağa verdi.
Bugün, katliamın gerçekleştiği pazar yerinde yer alan kırmızı anıt plakalar ve kırmızıya boyanmış harç izleri (Saraybosna Gülleri), trajedinin unutulmaması ve gelecek kuşaklara bir insanlık dersi olarak aktarılması için muhafaza ediliyor. Her yıl 5 Şubat ve 28 Ağustos tarihlerinde düzenlenen devlet törenleriyle, sivillerin anısı yaşatılmaya devam ediyor.