“Suç Ortaklığı” Riski Kapıda
Fransa, İsrail’in işgal politikalarını hızlandırdığı Filistin topraklarında ticari varlık gösteren kendi şirketlerine ve vatandaşlarına yönelik benzeri görülmemiş sertlikte bir uyarı yayımladı. Paris yönetimi, Batı Şeria ve Doğu Kudüs başta olmak üzere işgal altındaki bölgelerde faaliyet yürüten Fransız sermayeli firmaların ve yan kuruluşlarının, uluslararası hukukun çiğnenmesinde doğrudan ya da dolaylı olarak "suç ortağı" sayılabileceğini ilan etti.
"Sömürgeci Faaliyetlere Karşı Fransa’nın Tutumu Nettir"
Fransa Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, İsrail'in Filistin topraklarındaki işgal adımlarını her geçen gün daha da tırmandırdığına dikkat çekildi. Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Golan Tepeleri’nin 1967 yılından bu yana uluslararası hukuka aykırı şekilde İsrail işgali altında bulunduğunun anımsatıldığı metinde, Paris'in bu sömürgeci hamlelere karşı duruşunun kesin ve tavizsiz olduğu vurgulandı. Bakanlık, bölgedeki yasa dışı yerleşim yerlerinin yalnızca uluslararası normları zedelemekle kalmadığını, aynı zamanda kalıcı bir barışın tek anahtarı olan iki devletli çözüm vizyonunu da baltaladığını altını çizerek ifade etti.
Yalnızca İtibar Değil, Yasal ve Ekonomik Yaptırımlar Da Yolda
Resmi duyuruda dikkat çeken en kritik unsurlardan biri ise ekonomik aktörlere yönelik yasal sorumluluk hatırlatması oldu. Yasa dışı yerleşim yerlerinde konuşlanan, buradaki doğal ve ekonomik kaynakları kullanan işletme ve şahısların uluslararası hukuk nezdinde suçlu bulunabileceği kaydedildi.
Açıklamada, söz konusu sömürge mimarisine ve işgal altyapısına doğrudan ya da dolaylı katılım sağlayan şirketlerin karşı karşıya kalacağı riskler şu sözlerle özetlendi:
"Bu topraklardaki yasa dışı yapılara destek veren ticari kuruluşlar, yalnızca küresel ölçekte ciddi bir itibar kaybı yaşamakla kalmayacak; aynı zamanda telafisi güç yasal yaptırımlar ve ağır ekonomik risklerle karşı karşıya kalacaktır."
Uluslararası Hukuk Ne Diyor? Tel Aviv İşgalci Statüsünde
Küresel hukuk normlarına göre, İsrail'in 1967 savaşından bu yana elinde tuttuğu Batı Şeria ve Doğu Kudüs, gelecekte kurulması öngörülen bağımsız Filistin Devleti'nin meşru toprakları olarak tanınıyor. Bu bağlamda İsrail, bölgede hukuken "işgalci güç" konumunda yer alıyor. Uluslararası sözleşmeler, işgalci bir gücün kendi sivil nüfusunu işgal altındaki topraklara nakletmesini ve buradaki mülkiyet yapısını değiştirmesini kesin bir dille yasaklıyor.
Ancak tüm bu küresel uyarılara ve yasal çerçeveye rağmen Tel Aviv yönetimi, özellikle son dönemde Batı Şeria'daki yasa dışı yerleşim alanlarını genişletmeye ve yeni sömürge alanları inşa etmeye hız kesmeden devam ediyor. Fransa'nın bu son hamlesi, işgalin ekonomik ayağına darbe vurma noktasında uluslararası arenada yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.