BM, Filistin'deki ‘Devlet Destekli Terörü’ Gözler Önüne Serdi
Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde görev yapan bağımsız insan hakları raportörleri, işgal altındaki Filistin topraklarında yaşanan insanlık dramına dair son dönemin en sert ve net uyarısını yayımladı. Hazırlanan raporda, bölgede yasa dışı şekilde konumlanan İsraillilerin organize ettiği ve arkasında doğrudan devlet desteği barındıran şiddet eylemlerinin, 2026 yılı itibarıyla daha önce benzeri görülmemiş korkunç bir boyuta ulaştığı belgelendi.
5 Ayda Rekor Bilanço
BM raportörlerinin kaleme aldığı ortak yazılı açıklamada, illegal yerleşimci hareketinin bölgedeki yerli nüfusu tamamen yok etmeye yönelik sistematik saldırılarına dikkat çekildi. Sahadan aktarılan son verilere göre, 2026 yılının ilk 5 ayı içerisinde en az 13 Filistinli sivil hayatını kaybederken, 500'e yakın kişi de ağır yaralar aldı. Raporda, hem can kayıplarının hem de yaralanma vakalarının geçmiş yıllardaki tüm istatistikleri geride bıraktığı acı bir tabloyla ortaya koyuldu.
Günlük Bir Terör Aracı ve Sistematik Sürgün
Açıklamada, "yerleşimci-sömürgeci" olarak nitelendirilen grupların acımasız eylemlerinin artık münferit olaylar olmaktan çıktığı, Filistinli topluluklar için günlük bir kabusa dönüştüğü vurgulandı. Ortaya çıkan bu planlı şiddetin, bölge halkı üzerinde derin bir güvensizlik, geleceğe dair belirsizlik ve sürekli bir korku iklimi yarattığı aktarıldı. BM uzmanları, yaratılan bu kaos ortamının nihai amacının Filistinlileri ata topraklarından zorla koparmak ve aşamalı bir sürgüne zorlamak olduğunu ifade etti.
"Cezasızlık" Etnik Temizliği Kolaylaştırıyor
Raporda öne çıkan en çarpıcı iddialardan biri de işgalci grupların yasa dışı faaliyetlerini sürdürürken sahip oldukları dokunulmazlık oldu. Her türlü hukuk dışı eyleme rağmen hiçbir cezai yaptırımla karşılaşmayan bu yapıların, İsrail yönetimi tarafından sahada örtülü bir baskı aracı olarak kullanıldığı belirtildi. Uzmanlar, hukukun askıya alındığı bu cezasızlık zırhının, topraklarda yürütülen fiili etnik temizlik hareketini doğrudan kolaylaştırdığının altını çizdi.
Dünyanın Gözü Başka Yerdeyken Hukuk Çiğneniyor
Uluslararası kamuoyunun dikkatini çeken bir diğer tespit ise zamanlama oldu. Bölgede son dönemde tırmanan farklı askeri ve siyasi gerilimlerin, işgal altındaki topraklarda yaşanan insani krizi gölgelediği ifade edildi. Küresel basının ve liderlerin odağının başka yönlere kaymasını fırsat bilen İsrail'in, hiçbir uluslararası kınamaya kulak asmayarak Filistin halkının uluslararası hukuk koruması altındaki "kendi kaderini tayin etme hakkını" sistematik ve geri dönülemez biçimde yok etmeye devam ettiği bildirildi.