İsrail Ordusu İşgal Bölgesinde Evleri Ateşe Veriyor
Orta Doğu’da diplomatik kanallarla yürütülen yoğun mesaiye ve peş peşe imzalanan mutabakatlara rağmen, sahada silahlar susmuyor. Lübnan ile İsrail arasında Washington'da yürütülen doğrudan müzakerelerin ardından varılan çerçeve anlaşması ve yürürlükteki ateşkes kararları, İsrail ordusunun güneydeki agresif eylemlerini durdurmaya yetmedi. Edinilen son bilgilere göre, İsrail askeri unsurları işgal altında tuttukları Lübnan topraklarında sivil altyapıyı hedef alan sabotajlara girişti.
Lübnan resmi ajansı NNA’nın aktardığı saha raporlarına göre, İsrail ordusu Güney Lübnan'ın Mercayun ilçesine bağlı Kantara beldesinde konuşlu askeri birlikleri aracılığıyla bölgedeki bazı evleri ateşe verdi. Uluslararası hukuka göre koruma altında olması gereken sivil yerleşim alanlarının kundaklanması, ateşkes sürecinin geleceğine dair ciddi endişeleri beraberinde getirdi.
İHA'lar Kritik Tepeleri Vuruyor: Ali Tahir Çevresinde Sıcak Saatler
İsrail’in ateşkes ihlalleri yalnızca kundaklama olaylarıyla sınırlı kalmadı. Bölgedeki askeri hareketliliği izleyen yerel kaynaklar, İsrail’e ait bir insansız hava aracının (İHA) güneydeki Yukarı Nebatiye beldesi kırsalında yer alan Ali Tahir Tepesi civarındaki bir noktayı füzelerle hedef aldığını duyurdu. Diplomatik mutabakatların hemen ardından gelen bu nokta atışı saldırılar, cephe hattında kırılgan yapının her an büyük bir çatışmaya dönebileceğini gösteriyor.
Milyonlarca Mülteci ve Ağır Bilanço
İsrail ordusunun 2 Mart'ta başlattığı geniş çaplı hava harekatı ve ardından gelen kara işgali, Lübnan coğrafyasında derin bir insani krize yol açmıştı. Lübnan hükümetinin paylaştığı resmi verilere göre, saldırıların başından bu yana evlerini terk etmek zorunda kalarak yerinden edilen sivillerin sayısı 1 milyonu geride bıraktı. Lübnan Sağlık Bakanlığı ise krizin insani maliyetini gözler önüne seren acı bilançoyu güncelledi; Mart ayından bu yana devam eden saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 4 bin 321’e yükseldi.
Diplomasi Trafiği Sahadaki Gerçeğe Çarptı
Yaşanan bu son saldırılar, uluslararası kamuoyunun yürüttüğü yoğun diplomasi trafiğinin hemen ardından gelmesi açısından dikkat çekiyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın 24 Nisan’da yaptığı açıklamayla 3 hafta daha uzatıldığını duyurduğu geçici ateşkes süreci, Mayıs ayındaki 3. tur görüşmelerle 45 gün daha uzatılmıştı. Dahası, Pakistan arabuluculuğunda ABD ve İran arasında 14 Haziran’da varılan 14 maddelik mutabakat ile Washington'da 26 Haziran’da imzalanan çerçeve anlaşması, Lübnan’ı da kapsayan genel bir barış zeminini hedefliyordu. Ancak Kantara ve Yukarı Nebatiye'den gelen son sıcak haberler, uluslararası sözleşmelerin sahadaki askeri gerçeklikle uyuşmadığını bir kez daha ortaya koydu.